Gerçeküstücülerin kurucu metni olan bu eserde Andre Breton, Paris sokaklarında dolaşıyor. Kimi zaman bir tiyatro izliyor, kimi zaman insanları gözlemliyor. Gördüğü bir çok yeri, kişiyi veya eşyayı betimlemek yerine onların fotoğraflarını koymuş sayfalarca.
“Kimim ben?” sorusuyla başladığı için karmaşık bir eserle karşılaşmaya hazırdım ancak bu kadarını beklemiyordum. Bir günce gibi yazılsa da öyle sıradan birinin güncesi olmadığı için çoğu kısımda geçişleri fark etmekte bile zorlandım.
Ne diyor bu adam, ne anlatmaya çalışıyor?
Gündelik şeyleri anlatıyormuş gibi görünse de gerçeküstü bir dünyada buldum kendimi. Kitapta bahsi geçen bir çok şeye yabancı olduğum için de yazarın muhtemelen gönderme yaptığı, çağrışımsal öğeleri benim için anlamsız kaldı. Andre Breton