Ilk kitapta bizim dünyamıza 2009 yılına yeni dünyadan devre ziyaretine gelen Sibel'in Kerim ile tanışıp ona aşık olması ve sırrını ona anlatarak yeni dünya projesinden bahsetmesini aslinda bizim dünyamızında nasıl bir felakete sürüklendiğini vurgulamıştı. Sibel artık vakti geldiğinde kendi distopik dünyasına geri dönmek zorunda kalmıştı giderken yanlız değildi aslında..
İkinci kitabımızda Kerime gelen gönderici adresi belli olmayan ve esrarengiz bir kurye tarafından getirilen bir zarfla başlar.
Zarfın içinden yattığı yerden kendisine boncuk boncuk bakan bir çift kapkara göz..9 aylik bir kız çocuğu fotoğrafıydı ve resmin arka yüzünde büyük harflerle yazılmış tek bir kelime MIRANDA Kerim'in ilk tepkisi Olabilirmi'ydi...
Kitapta yeni dünyaya gidip Sibel'in ve Sara'nın hamilelik süreçlerini ki bu aslinda yeni dünya sakinlerinin pek hoşuna gitmeyende bir durumdur.Kendi yapay dölleme sunucu dünyaya gelecek çocukları istedikleri gibi eğitip geliştireceklerdir çünkü. Bizim dünyamızdan doğal yollardan hamile kalma projesi bir nebze onları ürkütmektedir.
Kerim artık zarfın kimin bıraktığını araştırmaya başlamış tekrar unutamadığı Sibel'in izini sürmeye başlamıştır.
Kerim amacına ulaşıp sonuca ulaşabilecekmi .
Sibel ve Sara birer ay arayla dünyaya gelen çocuklarının akıbeti ne olacak.(yeni dünya da Sibel'in adı Serinsu,Sara'nın adı Sunrise)
Yeni dünya düzeninin daha detaylı anlatıldığı bu kitapta aslinda oradada birşeylerin yolunda gitmedigine tanıklık edeceksiniz..
Kerim'e yardım eden ki birinci kitaptada tanımıştık Osman amcası yine imdadına yetişip resimde atladığı bir detaya dikkat çekip Sibel'in nerede olabileceğini söylemesi Kerim'e umut olmuştur. Bu detay neydi?
Kitaplar ışığınız olsun