Lisedeki herbir öğrencinin okuması gereken bir kitap. Bilgilendirici ve ilham verici olduğu kadar da akıcıdır.
Kitabın ilk cümlesi tek başına birç şey ifade ediyor: "Milli zenginliğimiz, her birimizin bireysel zenginliğiyle ilişkilidir." Bu cümle hem Aziz Sancar'ın sözü: "Gelişmek ile zenginleşmek farklı şeylerdir. Mesela Araplar zengindir ancak gelişmiş değillerdir. Biz de Araplara özeniyoruz; Gelişmek değil zenginleşmek istiyoruz. Bu yüzden bilgili ve kültürlü değil, paralı ne nüfuslu insanlara saygı duyuluyor bu coğrafyada,” hem de Mark Manson'nun The Subtle Art of Not Giving a F*ck kitabında sözü: "Hepimiz villalardaki zenginler gibi yaşamayı istiyoruz, ama hiçbirimiz onların gibi avukatlarla, evraklarla, borsayla, müşteriler ya da yatırımcılarla uğraşmayı istemiyoruz." Evet, bu işler zordur, ama Babil’in En Zengin Adamı'da geçtiği gibi iyi çalışmanın mükâfatı mutlaka göreceğiz.
Kitapta köleler gibi fakir ve güçsüz insanların başarı hikayelerinin anlatılması sevdim. Yine kitapta geçtiği gibi: "Bazı gençler, eski zamanlar bilgileri geride kaldı diye yaşlı insanların sözlerine kulak asmıyorlar. Hâlbuki doğduğumuz günde parlayan güneş babamızın doğduğu günde de parlıyordu, ve yine son torunumuz dünyadan gidince parlamaya devam edecek." Bizden önceki yaşayan insanların ve medeniyetlerin hakkında okumak hem kültür bilgilerimizi geliştirir, hem bizi birçok hata yapmaktan kurtarabilir, hem de bazı başarıları elde etmemiz için ilham verir ve yol gösterebilir.
Yine kitapta: "Erteleyen muradına eremez," diye geçiyor. Ben de kitabı okurken inceleme için bir iki tane güzel sözler aklıma geldi, ama "Şimdi okuyorum, bitirince yazarım," deyip onları taslağa geçirmeden okumaya devam ettim, ve şimdi onları hatırlamıyorum.
Kitaptan birçok alıntı burada yazmayı isterdim, ama "Sözün en güzeli kısa olanıdır," dedikleri için bu alıntıyla bitirmek istiyorum: "Bazıları (işten) nefret eder. İşi düşmanı yapar. Ona bir arkadaş gibi davranarak sevmek en iyisi. Zor olduğu için şikâyet etme. Ne kadar güzel bir ev inşaa edeceğini düşün, kolonların ağır olması ya da kuyudan uzak olması ne yazar. (...) İyi yapılmış iş, yapana iyilik getirir."
Hepimiz hayal ettiğimiz gibi zengin olmayaniliriz, ama bu kitabı okuyarak ülkemiz için nasıl faydalı bir genç nesli olabileceğimizden ilham alabiliriz.
Elimizdeki kaynakları değerlendirmek en az yeni kaynaklar elde etmek kadar önemlidir.
İyi okumalar.