·48 syf.····Okunma: 20 Kasım 2022 00:25 Bu aralar sürekli okuduğum iki yazardan bir tanesi Guy de Maupassant ve diğeri Anton Çehov.
Bize edebiyat derslerinde olay ve durum öyküsünün en önemli temsilcileri olarak bu iki yazarı öğretir ve sınavda sorarlardı.
Tabi ki o zamanlar her öğrenci ezberler veya kısa belleğine atar sınavdan yarım saat sonra da unuturdu.
Şimdi anlıyorum, her ikisinin de ne kadar harika yazarlar olduğunu ve aralarındaki farkları.
Hangisi olay, hangisi durum öyküsü diye her sene tekrar ezberlemem gerekmeyecek.
Bize yıllar boyunca sürekli bu bilgiler ezberletildi ama bir kez olsun Maupassant kitabı okutulmadı.
Hatta belki biraz iddialı olacak ama edebiyat hocalarımızın çoğu da üniversitede bir ödevde veya sınavda lazım değilse okumamıştır.
Bu da eğitim sistemimizin ne hâlde olduğunun ufak bir örneği.
Kitaba gelecek olursak, lacivert klasikler içerisinde en beğendiğim kitap, bu kitaptı diyebilirim.
Çok kısa 5 öyküden oluşmasına rağmen yazar vermek istediğini gerçekten verebilmiş.
" Toine" isimli öyküde uzun süre güldüm. Öyküler içerisinde kitaba da ismini veren "İşte geldim" çok havada ve yarım kalmış, bu konu ile 300 sayfalık bir roman bile yazılabilirmiş.