Gönderi

AŞK 'ın SIRRI.
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2022 00:15
Evrensel mi? Yerel mi? İşte bu kitabı okuduğumda, cevabım yerellik oldu. "Bana damdan düşeni getirin" deyimini bilirsiniz. Düşenin derdini en iyi o anlar çünkü , sözleriyle girizgahımı yapayım. Yazarımız Şeniz hanımı tebrik ediyorum. O kadar keyif aldım ki okurken anlatamam. Şöyle kabataslak ifade etmeye çalışacağım duygularımı. Bu sene okuduğum kitapların içinde "Kurtlarla Koşan Kadınlar" ile karşılaştırma yapsam, belki aynı klasmanda değil evet ama, alanında doyuma ulaştıran bir kadın yazar olarak, emin olun ki Clarissa P. Estes hanımın kitabından çok daha fazla etkili buldum. Evet tatlar farklı, tanıdık bir tat bu. Yerelliğin tadını yaşarken, evrenselliğin de üzüntüsünü yaşadım. Nasıl? Nasıl ki her toprağın insanı için yetişen meyveler vardır ve orası onun habitatıdır, aynen onun gibi. Vatanında yetişen endemik ve o vatan insanlarına yarayan tarım ürünleri gibi. Avakado ve ananasın vatanı Türkiye değildir. Tropikal bölge de yetişirler ve oralarda bilinir yenilirler, ama bi sebeple ve şekilde ülkelere devşirme yollarla ulaşırlar. İşte bunun gibi her ülkenin şartları bitkisi ve hayvanı gibi o ülkenin tabiatına uygun yetişir kendi içinde.(teşbihte hatamız olmasın aman :)) Şimdi hal böyle iken , bu vatanının sorunlarını birebir yaşayan ve tespit edebilen bu hanımefendinin yazdıkları tam bize göre ve bizim içindir. Fakat diğer yandan yalnızca yerel olarak okunan bu satırların neden bi Clarissa'sı olamaz ki Şenez hanım. Kaldı ki çok kıymetli bir kitabı , çok kıymet verdiğim bir insanın elinden Migros alışverişi yaparken tesadüf rastlayip bana ulaştırmış olmasaydi, şu an bende bu satırları yazamamis olacaktım. 9.90 tl ye Migros'ta satılan bir rafta "Aşkın Sırrı" na rastlamak ,bilgiye bazen nasıl ve nerede rastlayacağız şokunu da yaşatmış oldu tekrar bana. Gerçekten dolu dolu gümbür gümbür sözleri ile, dinden, bilime, evrenden insana ve insandan ilişkilere öyle kıvrak hareketlerle geçiş yapmış ki hanımefendi, kendisiyle gurur duydum. İnsana ışık veren , aydınlatan bu insanlar olmasaydı acaba ne yapardık. Bu kitaba bir sekilde ulaşılmasını ve titizlikle okunmasını tavsiye ediyorum. Kitabın çoğaltılmasını sağlamak sanırım biz okuyucuların talebi ile bu yazılanların daha geniş kitlelere ulaştırılması vazifesini sağlamaktır. İnternette araştırıp ulaşmaya çalıştığım bilgiler kısıtlıydı yazarımız ile ilgili, fakat eğitimini ve işini severek yaptığı çok belli olan bu kalem, dinden giriş yapıp konuyu cinselliğe, toplumun ortak hassasiyetini gözeterek öyle zerafetle işlemiş ki sayın DOĞAN, ve anlattıklarınız o kadar doğru ki ve biz bu doğruları uygulamakta o kadar gerideyiz ki, yazdıklarınızı okurken , bir resitalde piyano çalan virtüözü izlerken uzaktan "aa aslında ne kadar kolay yaa, bende çalabilirim" diyen fakat piyanonun başına geçtiğinde yalnızca sağ eliyle amatör :) ve çocuksu bir yüz ifadesiyle " Do, bir külah dondurmaaa, Re, masmavi bir deree şarkısını çalan ilkokul çocukları gibiyiz. 88 tuş 'u idare etmek hiçte kolay değildir ama işin içine girmeden bir sihir bize sanki o virtüöz gibi calabilecegimizi söyler nedense :) Yani yine demem o ki, uzaktan okuması kolay ve büyülü geliyorda yazdıklarınızı ve yazılanları, nasıl derler biz Türkler :) işin başına geçince tatbikte sıkıntılar yaşıyoruz. Ama koca koca çizikler attım, notlarımı aldığım yerleri çalışacağım. Tekamül sürecimin hızlanmasına vesile olan siz Şeniz hanımın ve bu satılarla buluşmamı sağlayan kıymetlimin ellerinden öperim. SEVGİLER'imle ... Çok önemli bir şeyi unuttum. Kitabın sonunda adı geçen Kemal ATATÜRK'ümüze yer vermeniz, kitabın anlamını taçlandırmıştır. Hallacı Mansur'a temasınıza nazaran da Edip Harabiyle size ve okurlara bu defa gerçekten veda ediyorum :) sağlıkla... ~ Daha Allah İle Cihan Yok İken~ Daha Allah İle Cihan Yok İken Biz ani var edip ilan eyledik Hakk'a hiçbir layık mekân yok iken Hanemize aldık mihman eyledik Kendisinin ismi henüz yok idi İsmi söyle dursun cismi yok idi Hiçbir kıyafeti resmi yok idi Sekil verip tıpkı insan eyledik Allah ile burda birleştik Nokta-i âmâya girdik birleştik Sirr-i Küntü kenzi orda söyleştik İsmi şerifini Rahman eyledik Aşikâr olunca zat ü sıfatı Kün dedik var ettik bu semavatı Birlikte yarattık hep kâinatı Nam ü nisanını cihan eyledik Yerleri gökleri yaptık yedi kat Altı günde tamam oldu kâinat Yarattık içinde bunca mahlûkat Erzakını verdik ihsan eyledik Asılsız fasılsız yaptık cenneti Huri gılmanlara verdik ziyneti Türlü vaidlerle her bir milleti Sevindirip şad ü handan eyledik Bir cehennem kazdık gayetle derin Laf ateşi ile eyledik tezyin Kildan gayet ince kılıçtan keskin Üstüne bir köprü mizan eyledik Gerçi Kün emriyle var oldu cihan Ars-i Kürsü gezdik durduk bir zaman Bos kalmasın diye bu kevnü mekân Âdemin halkını ferman eyledik İrfan olan bilir sirri müphemi İzhar etmek için ism-i azami Çamurdan yoğurduk yaptık âdemi Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik Âdem ile Havva birlik idiler Ne güzel bir mekan bulduk dediler Cennetin içinde buğday yediler Sürdük bir tarafa puyan eyledik Âdem ile Havva dan geldi çok insan Nebiler Veliler oldu nümayan Yüz bin kere doldu boşaldı cihan Nuh Naciyullah'a tufan eyledik Salih’e bir deve eyledik Ihsan Kayanın içinden çıktı nagehan Pek çokları buna etmedi iman Anları hak ile yeksan eyledik Bir zaman Eshabikefhi uyuttuk Hazreti Musa’yı Tur'da okuttuk Siti çulha yaptık bezler dokuttuk İdris’e biçtirip kaftan eyledik Süleyman’ı dehre sultan eyledik Eyyub'a acıdık derman eyledik Yakup’u ağlattık nalan eyledik Musa’yı Şuayb'a çoban eyledik Yusuf'u kuyuya attırmış idik Mısır’da kul diye sattırmış idik Zeliha'yi ona çattırmış idik Zellesinden bendi zindan eyledik Davut peygambere çattırdık udu Kazadan kurtardık Lut ile Hud'u Bak ne hale koyduk nar-i Nemrut’u İbrahim’e bağ u bostan eyledik İsmail’e bedel cennetten kurban Gönderdik şad oldu Halilürrahman Balığın karnini bir hayli zaman Yunus peygambere mekân eyledik Bir mescide soktuk Meryem Anayı Pedersiz doğurttuk orda İsa’yı Bir Ağaç içinde Zekeriyya'yi Biçtirip kanına rizan eyledik Beyti mukaddeste Kudüs şehrinde Nehri Seria'da Erden nehrinde Tathir etmek için günün birinde Yahya'y'i 'Isa'y'i 'üryan eyledik Böyle cilvelerle vakit geçirdik Bu enbiya ile çok is bitirdik Başka bir Nebiyyizisan getirdik Anin her nutkunu Kur'an eyledik Küffarı Kureysi ettik bahane Mehmet Mustafa geldi cihane Halkı davet etmek için imane Murtaza'yi ona ihvan eyledik Ana kıyas olmaz asla bir nebi Nebiler sahidir Hakk’ın habibi Biz ani Nebiyyi-ihsan eyledik Hak Muhammed Ali ile birleşti Hep beraber kabekavseyne gittik O makamda pek çok muhabbet ettik Leylerelesrayi seyran eyledik Bu sözleri sanma her insan anlar Kus dilidir bunu Süleyman anlar Bu sirri müphemi arifan anlar Çünkü cahillerden pinhan eyledik Hak ile hak idik biz ezeliden Ta ruz-i Elestte Kalubelide Mekan-i Hüda'da bezm-i celide Cemalini gördük iman eyledik Vahdet âlemini bilmeyen insan İnsan suretinde kaldı bir hayvan Bizden ayrı değil Hazreti Süphan Bunu Kur'an ile ayan eyledik Sözlerimiz bizim pek muhakkaktır Doğan ölen yapan bozan hep Haktır Her nereye baksan Hakki mutlaktır Ahval-i vahdeti beyan eyledik Vahdet sarayına giren için Hakki heykelyakin görenler için Bu sirri HARABİ bilenler için Birlik meydanında cevlan eyledik ---Edip HARABİ--- " BU SÖZLERİ SANMA HER İNSAN ANLAR, Kuş dilidir bu... Ancak anlayanlar anlar.
Aşkın SırrıŞeniz Doğan · Doğan Novus · 20168 okunma
·
213 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.