Evrensel mi? Yerel mi?
İşte bu kitabı okuduğumda, cevabım yerellik oldu. "Bana damdan düşeni getirin" deyimini bilirsiniz. Düşenin derdini en iyi o anlar çünkü , sözleriyle girizgahımı yapayım.
Yazarımız Şeniz hanımı tebrik ediyorum. O kadar keyif aldım ki okurken anlatamam. Şöyle kabataslak ifade etmeye çalışacağım duygularımı.
Bu sene okuduğum kitapların içinde "Kurtlarla Koşan Kadınlar" ile karşılaştırma yapsam, belki aynı klasmanda değil evet ama, alanında doyuma ulaştıran bir kadın yazar olarak, emin olun ki Clarissa P. Estes hanımın kitabından çok daha fazla etkili buldum. Evet tatlar farklı, tanıdık bir tat bu. Yerelliğin tadını yaşarken, evrenselliğin de üzüntüsünü yaşadım. Nasıl? Nasıl ki her toprağın insanı için yetişen meyveler vardır ve orası onun habitatıdır, aynen onun gibi. Vatanında yetişen endemik ve o vatan insanlarına yarayan tarım ürünleri gibi. Avakado ve ananasın vatanı Türkiye değildir. Tropikal bölge de yetişirler ve oralarda bilinir yenilirler, ama bi sebeple ve şekilde ülkelere devşirme yollarla ulaşırlar. İşte bunun gibi her ülkenin şartları bitkisi ve hayvanı gibi o ülkenin tabiatına uygun yetişir kendi içinde.(teşbihte hatamız olmasın aman :))
Şimdi hal böyle iken , bu vatanının sorunlarını birebir yaşayan ve tespit edebilen bu hanımefendinin yazdıkları tam bize göre ve bizim içindir. Fakat diğer yandan yalnızca yerel olarak okunan bu satırların neden bi Clarissa'sı olamaz ki Şenez hanım. Kaldı ki çok kıymetli bir kitabı , çok kıymet verdiğim bir insanın elinden Migros alışverişi yaparken tesadüf rastlayip bana ulaştırmış olmasaydi, şu an bende bu satırları yazamamis olacaktım.
9.90 tl ye Migros'ta satılan bir rafta "Aşkın Sırrı" na rastlamak ,bilgiye bazen nasıl ve nerede rastlayacağız şokunu da yaşatmış oldu