Öncelikle uzun zamandır olay örgüsünden çok didaktik yanı ağır basan kitaplar okuduğum için bu kitap bana suni teneffüs gibi geldi
Şaka bir yana hakikaten çok güzel kitaptı.Yazarın zihninde ufak bir yolculuk edip o pırıltıları toplayış anına şahitlik etmeyi çok isterdim.Ana karakterimiz Rachel’ın düşük iradesi-bu Spoiler olmaz çünkü ilk 5sayfada anlıyorsunuz zaten-beni çoğu yerde çıldırttı.Hayatımın şu anki dönemi irademle savaş içinde geçtiğinden olsa gerek o da.Üç dilden aktarılan olaylarla anlatılıyor kitap.Rachel,Megan,Anna.Çoğu Trendeki Kız okuru gibi ben de sevmedim Anna’yı ama napalım:)Rachel’a uygulanan psikolojik şiddeti adeta üzerimde hissettim,hakikaten bu kadar dayanışı bile mucize.Bir insana aşağılık kompleksi nasıl işlenir ‘e bu kadar yakından eşlik etmem beni ürküttü.Ne insanlar var ama…Kitaptan şunu çok açık anlayabilirsiniz ,ki bence de gerilim-polisiyeden çok psikolojik bir kitap, psikolojik tedavi görenler esas hasta değiller gerçek hastaların hasta ettiği kişiler.
Neyse hoş kalın,kitapla kalın