Puan vermedi·484 syf.····Okunma: 28 Kasım 2022 14:44 " Dünyanın bütün bayraklarını çamaşır suyuna
batırasım var,
Artık kimse ölmesin uğruna.... " bu cümleyi okumuştum bi yerlerde kitabı bitirdiğimde aklıma geldi. Sanki bu yaşananlar için söylenmişti. Ve çok haklıydı bu düşüncesinde.
Kitapta bir hiç uğruna yiten sadece 3 kadının hikayesi vardı. Bilmediğimiz daha niceleri vardı kimbilir. Bir Ermeni, bir Yahudi ve bir Kırım Türk'ü kadın. Ve bu 3 kadının birbirleri ile tek bir ortak noktaları vardı oda yaşadıkları acılar....
Tabi burada Alman olan profesörü unutmamak gerekir herşeye rağmen Yahudi olan Nadia ile evlenmesi, onun için yaptığı fedakarliklar aşkının büyüklüğünü gösteriyor.
Ali dede de profesörden az birsey yapmamış hani. O da bütün tehlikeleri bile bile (Maya'yı) ismini değiştirdiği Ayşe'yi ölmek için atladığı buz gibi sudan kurtarmış ve onunla evlenmişti.
Babaannesinin ailesinin ermeni olduğu için sürgün edildikleri ve bütün ailesinin öldürüldüğünün acısının dün gibi yaşıyor olduğunu anlatan cümleleri canımı çok acıttı açıkçası.
(Bazı ölümlerin acısı hep yeni kalıyordu)
Çok haklıydı. Çünkü onlar ecelleri ile ölmemişlerdi insanoğlunun zalimliği yüzünden ölmüşlerdi.
Ve bu zalimlik yüzyıllardır sürüyor ve korkarım sürmeye de devam edecek.......