"Üzüntülü olduğun için her söz sana dokunuyor."
Bunlara da hiç güven olmaz diye öfkelendi Hikmet; insanı bir yerde bırakıverirler. Sesini yükseltti: "Üzüntülü olduğu mu biliyordunuz da neden bugüne kadar beni aramadınız?"
"Bu kadar haklı olduğu halde, böylesine haksız görünmeğe dayanamamıştır. Kaçmakla, bir bakıma bütün dünyayı suçlamaktadır belki de. Böyle bir topluluğun içinde yaşayamayacağını anladığı için kaçmaktan başka çare bulamamıştır."
Bütün hayatı boyunca yuvasına kelimeleri bir hamal gibi taşıdı durdu. Bu kadar çok sözün içinde hakikaten güzel parçaların bulunması bir mucize değildi..