Martin hayattaki farkını ve değerini Ruth ile anladı.
“ Birden içindeki gücün kımıldadığını duydu. Kendi düşüncelerinde daima gizli bir hayat sürdüğünü hatırladı. Eğer hayat onun için daha çok şey ifade ediyorsa hayattan daha fazlasını talep hak etme hakkı vardı. “
Ve anladığında kendini değiştirmeye karar verdi.
Yaşamdan zevk duymaya başladığımız anlar hep bir amaç içinde, hayal içinde olduğumuz zamanlardı. Martin’in elindeki amaç yazar olmak hayalinde ise Ruht’a sahip olmak vardı.
Amacına ulaşması dışında Martin hem aşkına hem de yakın arkadaşını kaybetmesi kendisini bunalıma itti. Ne kadar amacına ulaşsada yaşadığı bunalım onu amaçsız kılmaya yaşamdan artık zevk duymadığına ölümün özgürlük olduğu düşüncesine boğdu.
Ruth Martin’i anlamaya hiçbir zaman çalışmadı. Onu kendisine Ve ailesine yakışır biri yapmaya çalıştı. Ama Martin Ruth’u o olduğu için aşık olmuş ve kendini geliştirmeye adamıştı. Martin dediğine göre kendisi idealist bir adamdı fakat Ruth’un onu olduğu kişi gibi kabul edip sevmediğini biliyordu ve bu gerçekle yüzleşemedi.