Zihni genişleten kitapları daima sevmişimdir. Nietzsche Ağladığında da benim için o kitaplardan biri oldu. Sadece okumakla kalmayıp üzerine düşünülmesi ve anlaşılması gereken bir kitap. Bittiğinde eski siz olamayacaksınız!
Kitabın içeriğinden bahsedecek olursak; öncelikle kitapta psikanalizin ortaya çıkışı güzel bir biçimde ele alınmıştır. Ayrıca Nietzsche, Freud, Lou Salomé ve Bertha (Anna O.) gibi kişilerin kitapta yer alması, kurmaca olsa dahi gerçeklikten esintiler içeren güzel bir anlatım oluşturmuştur. Bunun yanı sıra Nietzsche ve Dr. Breuer arasında geçen diyaloglar zihni düşünmeye sevk ederek yeni bakış açıları kazanmayı sağlamaktadır. Hayatımızı yaşama biçimimize, yalnızlığa, öz sevgiye ve özgürlüğe dair anlamlı tartışmalarla okuyanı içine çekme olasılığı oldukça yükseltir. “Doğru zamanda öl!” gibi çarpıcı sözlerle hayata dair sorgulamalar içine sokarak hayatı yaşayışımızı gözden geçirmeye neden olmaktadır. Bunun yanı sıra kişinin özgürlüğünden bahsedildiği kısımlarda, özgürlüğün ahlak çerçevesindeki sınırı tartışma oluşturup bizim özgürlüğümüzün başkasının üzerindeki etkisini düşündürebilmektedir. Aynı zamanda Nietzsche’nin üzerinde durduğu kavramı Amor Fati’den bahsederek ‘kaderimizi kendimiz seçmemiz ve sonrasında seçtiğimiz bu kaderi sevmemiz’ gerektiği vurgulanmıştır. Önemli bu iki adamın, aşk hayatlarına ait deneyimlerini farklı bakış açılarıyla yorumlayarak birbirlerinin travmalarını iyileştirdiği bu romanın etkisinden uzun süre çıkamayacaksınız!
“Hayatımı değiştirmeliyim! Yoksa yaşadığımı hiç hissetmeden ölümle karşılaşacağım.” Irvin D. Yalom