·464 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Aralık 2022 23:08 Yüzyıllık Yalnızlığı bitirmenin buruk tadıyla inceleme yazmanın gerektirdiğini düşünerek başlıyorum yazıma..
Uzun zamandır okumayı ertelediğim, sonunda vaktinin gelip okumaya başladığım elimden düşüremediğim bir kitaptı Yüzyıllık Yalnızlık. Kitapta bir ailenin nesilden nesile geçen hayatları, huyları, gizemleri, sırları, birbirleri olan benzerlikleri bahsediliyor. Kitapta tek bir başkahraman yok. Hikayenin kahramanı sürekli değişiyor ve bu durum rahatsızlık vermiyor. Hikayede doğa üstü olaylar yumuşak bir şekilde aktarılıyor ki gerçeklik algısını yitirmeden durumu kabullenebiliyorsunuz. Olayın geçtiği kasaba karakterlerin tasviri müthiş... Yoğun bir temposu olan kitap. Son zamanlar da gündem de olan aile dizimi, travmalrın genetik aktarımı gibi konuları da barındırıyor. Aslında zaman kavramının düz bir çizgide değil döngüsel olarak ilerlediğine ikna oluyorsunuz sonunda.
Şimdi ye kadar okuduğum hiç bir kitabı 2. kez okumamış olmama rağmen, Yüzyıllık Yalnızlığı tekrar okuyacak kadar ilgi çekici buldum. Kitaba yönelik yapılan olumsuz yorumlara baktığımda; şu konuda katılıyorum , Ursula-Arcedio-Aureliano isimleri çok fazla var. Karakter bu yüzden karışıyor. Burada tavsiyem soy ağacının çıktısını alıp, ölenlere çarpı atmanız:) Kitabı daha kolay anlamanıza ve hangi zaman diliminde ilerlediğinize yardımcı olacaktır.
Hayat temponuzun yavaş olduğu bir dönemde, keyifle okuyup anlayabileceğinizi düşünüyorum:)
keyifli okumalar...