Merhabalar, bugün bende çok ayrı bir yeri olan şairimiz Orhan Veli'nin "Hoşgör Köftecisi" adlı öykü kitabıyla geldim. Evet evet yanlış okumadınız. Orhan Veli'nin öykü yazdığını ben de beş yıl önce öğrendim. Daha önce bu kitabı e-kitap olarak okumuştum. Çünkü piyasada bulamıyordum. Stoklarda yoktu. Şubat'ta sömestr tatilinde Ankara'dayken Yapı Kredi Yayınları'nın satış noktasına uğradık. Orda şairimizin bu kitabını ilk kez yakından görüp, edindim ve tekrar okudum. Orhan Veli çocukluğumdan beri hayran olduğum bir şair, eski şiir defterlerimin baş konuğu. O yüzden bugün şairimizin hayatı yerine bende bıraktığı etkiyi anlatmak istedim. Ne zaman adını duysam, sanki evden birini anmışlar gibi bir akrabalık, bir yakınlık hissederim Orhan Veli'ye. Ve anında kısa ömrü için gözlerim dolar. Hep bir yaşanmamışlık duygusu, bir eksiklik hissederim. O çok başka bir insan. Bunu en çok o dizeleri okurken anlıyorsunuz. Hayattan bu kadar zevk alan, yaşama sevinciyle dolu olan bir insanın en verimli döneminde hayatını kaybetmesi ve bunun bir belediye çukuru yüzünden oluşu insanı daha da üzüyor. Orhan Veli Garip akımının kurucularından biri olarak şiire getirdiği yeni solukla edebiyatımıza da damgasını vurmuştur.
************************
Gelelim kitabımıza :) Hoşgör Köftecisi, 58 sayfadan oluşan ve ara vermeden okursanız bir günde bitirebileceğiniz bir kitap. Kitapta, Orhan Veli'nin altı tane öyküsü var. Bu öykülerin ardından, William Saroyan'ın "Yaşasın Aşk" adlı şairimizin kendi çevirisi olan öykü geliyor. Sonrasında ise kitaba Orhan Veli'nin edebiyat hakkındaki küçük ama ilginç konuşması eklenmiş. Bu hikâyeler 1947-1950 yılları arasında, şairimizin sağlığında çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış. Hikayelerin ilk kez ayrı bir kitapta yayınlanması ise Yapı Kredi Yayınları ile olmuş. Öykülere gelirsek, onlara bayılacaksınız. Tıpkı şiirlerinde olduğu gibi sıradan insanları ve gündelik hayatı konu alan bir tarzı var. Bazı öykülerde şairimiz gerçek hayatta yaşadığı olayları ve karşılaştığı insanları anlatıyor. Eğer sizde bu özel insanın hikâyeci yönünü merak ediyorsanız, bu kitabı okumanızı öneririm. Sanatla kitapla ve sevgiyle kalın.