Gönderi

10/10
·163 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Merhabalaaarrr! :) Kitabı yıllar önce okumuştum ancak çok zaman geçti diye bir daha okumak istedim, tesadüfen TRT Dinle'de Engin Altan Düzyatan tarafından seslendirilmesini görünce bu sefer de sesli kitap olarak dinleyeyim dedim. Yemek ve temizlik yaparken dinleye dinleye birkaç günde bitti. Yani bir kez okudum, bir kez de dinledim. Normalde burada okunmuş kitaplara eklemeyecektim ya da galiba daha önce kaydettiğim dışında bir baskıya bakarken yanlışlıkla tekrar okudum diye işaretledim. :) Sonra da dur inceleme yazayım hazır tazeyken hatıra kalsın dedim ama bunu okumalardan saymıyorum elbette :) Bu kitabın bende yeri aslında biraz farklı çünkü bir arkadaşımla beraber okuduğum ilk kitap hatta yanlış hatırlamıyorsam arkadaşımın hediyesiydi. Lisede 9. Sınıfta okumuştuk, şu an üniversite son sınıfım. 8 sene geçmiş :) En güzel tarafı da şu ki o zamanlar Arapçaya yahut eski kelimelere aşinalığım çok olmamasından kaynaklı olsa gerek kitabı zorlanarak da olsa çok büyük bir merakla okumuştum. Bu zorlanma, beni kitabın içerisindeki asıl (bomba) meseleyi sonuna gelene kadar anlamaktan alıkoymuştu ve kitap biterken inanılmaz bir keyif almıştım. O gün bugündür okuduğum kitaplarda, izlediğim tüm filmlerde sonlarda şaşırmayı, ters köşe olmayı arar, bulunca da hep bu kitabı hatırlarım. :) Kitap gerçekten muhteşem psikolojik tahliller içeriyor hatta bence Peyami Safa'nın bazı kitapları ile bile kıyaslanabilir diye düşünüyorum. O kadar net ki her şey, seneler sonra bile hala hatırlıyordum anlatılanları. Sanki ben de orada, Berlin'de, Raif Efendi ile Maria Puder'in yanındaydım. Sanırım aynı zevklere biraz sahip olmamızdan kaynaklı. Ben de soğuk havada bile sadece sokak sokak gezmeyi, sohbet ederek yürümeyi çok severim. Şeker Portakalı'ndaki Zeze'yi de bu yüzden ayrı bir severim, çünkü benim de "Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum." Zeze ve Portuga arabayla geziyorlar, ben yürüyerek geziyorum ama sadece konuşmayı hatta susmayı bile severim. Neyse çok dağıldı konu. Size anlam ifade etmiyor ama bana harika bir anı oluyor şu anda :) Bu arada bilgim yok ama belki gerçek bir hikaye bile olabilir. Bir dönem Almanya'ya giden birçok insan vardı malum, dönenler var dönmeyenler var. Bence mümkün :) Kitabın kendisini çoook beğenmiş ve özlemiş olmakla beraber Engin Altan Düzyatan'ın sesinden dinlediğim için de çok keyif aldım. Kitabı tekdüze ama tam da bence olması gerektiği gibi okumuş. Bu vesileyle sürekli sesli kitap, radyo tiyatrosu, arkası yarınlar ve daha nicesini dinlediğim TRT Dinle Uygulamasını da öneririm. Tertemiz bir uygulama. İndirip 14 gün boyunca dinleme de yapabiliyorsunuz, ben internetsiz olacağımı bildiğim yolculuklar için bir sürü radyo tiyatrosu indirip hazırlık yapıyordum. Radyo tiyatrosu sevenler varsa önerilere de çook açığım :) Kürk Mantolu Madonna hariç her şeyden bahsettim gibi oldu ama içerik her yerde var, ben bana hissettirdiklerini yazmak ve geçen gün okuyup çok beğendiğim bir incelemeyi paylaşmak istedim sizlerle. :) Herkese öneriyor ve keyifli okumalar diliyorum :) #187823521
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma
·
298 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bana okumayı sevdiren kitap
Betül
Gönderi Sahibi
Gerçekten de güzel kitap :)