Merhabalar, bugün çok sevdiğim bir yazar olan Gogol'ün "Neva Bulvarı" adlı kitabıyla geldim. Gogol'ü ilk kez bundan yaklaşık dört yıl önce "Palto" adlı eseriyle tanımış ve hayran olmuştum. Yakın çevremde yazarı ne çok sevdiğimi bilirler. Ondan sonra İş Bankası Yayınları'ndan çıkan Evlenme-Kumarbazlar’ı, Bir Delinin Anı Defteri-Palto-Burun- Petersburg Öyküleri ve Fayton'u okudum. Arkasından da "Müfettiş" geldi. Sanırım "Ölü Canlar"ı en son okuyacağım. Gogol kalemine, kara mizahına hayran olduğum bir yazar. Bana göre o, Rus Edebiyatı'nın gülen yüzü. Eğlenceli, güldürürken düşündüren, bir yandan da eleştiren tarzına bayılıyorum. :)) Keşke daha uzun yaşayıp daha çok eser bırakabilseydi dediğim yazarlardan biri kendisi.
**************************
Gelelim kitabımıza :) Yazar bizi Neva Bulvarı'nın ışıklı, renkli dünyasına, süslü vitrinlerine götürüyor. Burası, Rusya'nın en canlı, hareketli ve işlek bulvarlarından birisi. Gogol, saat saat bize o bulvarda kimlerin ne amaçla dolaştığını anlatıyor. Okurken o sokak ve insan betimlemelerine bayıldım. Ve bu bulvarda bir ressam ve bir subayın peşine takılıyoruz. Ressam Piskarev çok çekingen bir karakterken, subay Prigov ise neredeyse narsist bir karaktere sahip. "Bu ikili bulvarda iki kadının peşine takılıyor" diyeyim ve okumamış olanlar için burada bırakayım. Özellikle hikayenin ikinci kısmında Gogol, "Burun" öyküsüne bir selam göndermiş. Bu detaya bayıldım. :)) Kitap bize toplumun iki farklı kesiminden karakterleri gösterirken, toplumsal sınıf çatışmasını da anlatıyor aslında. Kısacası bu bulvarda ihtişam da var, sefalet de var. Ben çok sevdim. Eğer siz de Rus Edebiyatı'nı, öykü okumayı ve Gogol'ün kalemini seviyorsanız bu kitabı okumanızı öneririm. Sanatla kitapla ve sevgiyle kalın