İnceleme yazarken öncelikle kitabı beğendiniz mi sorusu çıkıyor ya arkadaşlar, ne diyeceğimi bilemedim. bunun yazım tekniği ve ya yazarla ilgisi yok, bir tarafta devasa ikinci dünya savaşı ve nazilerin çılgınca saldırılarının olduğu dönem bir tarafta da da altı yaşında yahudi ya da kitapta çingene diye geçiyor kara kaşlı kara gözlü küçücük korkmuş ve türlü istismarlara maruz kalan bir çocuk. bu sebeple ne diyeceğimi bilemedim. Annesi babası tarafından ölmesin diye köylülere bırakılan çocuğun başından geçmeyen kalmıyor ve o küçücük aklı öyle savunma mekanizmaları yaratıyor ki aklınız şaşar. farklı olanın ölüme mahkum edilmesi kitabın içindeki boyalı kuş hikayesiyle veriliyor. Bir çocuk ve bir savaş ne büyük bir mücadele dedirtiyor. yazarın hayatıyla benzerlikler gösteriyor arkadaşlar zaten yazarın 1965 te yazdığı bu eser yasaklılıar listesine girmiş ve ajite edildiği duygusal isitismara uğrattığından okuyucuya haksızlık gerekçesiyle kaldırılmış uzun bir süre. kitap bittikten sonra bir son söz var yazarın ağzından asıl gerçeklerin neler olduğunu tüm çıplaklığı ile verdim hem de pek azını diyor. çocuk mavi gözlü sarı saçlı kraldan çok kralcılık ve tanrıcılık oynayan, ellerinde ki bu çocukla ne yapacaklarını bilmediklerinden tüm olan bitenin hıncını güçleri yettiğinden alıyorlar. zor bir mücadeleydi. daha sonra anne babası buluyor ama çocuğun yaşadığı travmatik olaylar nedeniyle bir sürü uyum problemi yaşıyor çocuk, doğal olarak.kitapta bahsedilmiyor ama bir okur olarak tahmin edebiliyorsunuz. Duyguları donuk, hisleri sönmüş dünyaya karşı sadece şiddetten anlayan ve hep kendini savunma dilini kullanmayı öğrenmiş bir hırçın öfkeli bir genç yetişmiştir artık. Hayat kimi çocuklar için hiç de adil değil işte. dayak ,tecavüz ,akran zorbalığı, köpekli bir karakter vardı sürekli köpeğini çocuğun üzerine saldırdıyortu ve geceleri bu yüzden nöbet tuttuğu bölüm etkileyici bölümlerdendi. zorbalık, karda çamurda yatmak günlerce çamurda yürümek aklınıza gelebilecek her türlü iğrençlik ne varsa çocuğun başına geliyor, çocuğun tanrıya yaklaşması daha doğru ifadeyle sığınması çünkü yapacak bir şdeyi yok yakın olursam bu durumlardan uzak kalırım düşüncesiyle kiliseye gidiyor bir şeyler öğreniyor hem de kurtuluş gibi görüyor fakat olayla değişmiyor kilisede bile, sonradan da haliyle sorgulaması oluyor en çok da gözlerim orada yaşardı arkadaşlar. çok üzücü bir kitaptı, bir çocuk için çok çok çok zor bir hayatta kalma mücadelesiydi. Bence yazar hiç eğip bükmeden yazmış kitapta duygusallık bana göre de yoktu yaşanılanlar yapılanlar sonucunda siz akıl süzgecinizden geçirip üzülüyorsunuz o ayrı.
Bir ırkı yok edecek kadar farklı olandan nefret etmek sadece öldürmek isteyenlerin sorunu olmaktan çok daha büyük bir sorun diyorum ben.
#ikincidünya savaşı
#çocukolmak
#boyalıkuş