Ölümün o beklenmedik andaki onulmaz acısına düşen gecelerden birinin sesi bence bu kitap bir insana karşı hissedilen tüm duygular ancak bu kadar anlatılabilir hanii bazı insanların sözleri sihirlidir ya ne derse desin kızamaz kırılamazsınız yani Şükrü Erbaş tam da öyle biri bunuda cokca yansıtmıs usul usul kendi acılarını anlatmış belki de hiçbir geri dönüş beklemeden.
"insan neden geçmişi düzeltemez ki?
bir acıyı iyileştirmeyen iyilik ne kadar iyiliktir?
umarsızca gömdüm başımı göğsüne..
" ah kayıtsızlığın gücü! budur taşlara milyonlarca yıl değişmeden dayanabilme olanağı veren."
insanlar acılarıyla beraber gelirler gelmeseler bile giderken hep bi acı bırakırlar izin bile söz konusu değildir bırakır giderler umursamadan
acılar senindir iyileştirecek olan yalnızca sensindir kimse gelip alamaz
seni yalnızca sen iyileştirebilirsin seniii yalnızca seen iyileştirebilirsin............
Yanii bence çözülmemiş duygularla anlamlandirilamayan deneyimlerin çakıştığı dönemlerde özellikle iyileştirici etkiye sahip net olarak cümlelere dokemediginiz izler bırakır ve nasıl olduğunu anlamadan bir şeyleri derler toparlar içinizde. Ben çok beğendim.. İyi ki de okumuşum :) İnsanın Acısını İnsan Alır