“Beyhude Ömrüm” bir hikayedir. Anadolu’nun vahşi tabiatı karşısında yılmadan, toprakla mücadele ederek kendi kurtuluşunu kendisi yaratan, kıraç bir kayalıkta bahçe kurma idealini gerçekleştiren bir köylüyü anlatıyor.
Yazarın içindeki tabiat aşkı Türkiye’deki toplumsal değişme ve köylerin boşalmasını da dile getiriyor köyden kente göçüşü anlatıyor.
Aslında eserde anlatılanlar bir imgedir. Sırasıyla insanın dünyaya gelişi, buradaki macerası ve bu dünyadan göçüşü anlatılıyor.
İnsanoğlu dünyaya niçin gelir? Herhalde bir bahçe kurmaya gelir. Dünya dediğimiz de bir gurbet değil mi?” sözleriyle dünyada yaşayan herkesin bir bahçe kurduğu, sonunda herkesin bahçesinin bir fanilik olduğunu dile getiriyor.
Kahraman hayal ettiği bahçeyi kurup orada ölüyor.
Yalın akıcı bir dil kullanmış bu dünyanın gecici olduğunu hepimizin birgün dünya denilen bahçeden ayrılıp ebedi bahçeye gideceğimizi anlatıyor. İyi okumalar dilerim.