·384 syf.····Okunma: 09 Aralık 2022 21:48 Yıllardır diziyi beğenerek izlediğim için kitabını da okuma zamanım gelmiş hatta çoktan geçmişti bile. Normalde kitaptan uyarlanmış hikayelerde kitapları daha fazla beğenmeme rağmen bu sefer tam tersine dizi hala kitaba göre favorim. Yine de kitabı beğenmedim diyemem.
Bir distopya olan eserde öykü, kadın bedeni üzerinden tahakküm sağlamayı amaçlayan baskıcı, otoriter, yasakçı ve muhafazakar Gilead yönetiminde kendisinden tek beklenen bir çocuk üretmek olan, kimliği silinmeye çalışılan damızlık bir kadının ağzından anlatılıyor. Metindeki pek çok tören dini referanslarla şekillendirilmiş ama ön sözde belirttiği gibi yazarın dine eleştiri getirmek gibi bir amacı yok. Aksine toplumu etkileyen ve şekillendiren çoğu unsurun baskıcı bir yönetim tarafından nasıl bir araç olarak kullanılabileceğini gösteriyor bizlere. Aile, din ve çocuk gibi toplum tarafından önemsenen değer ve kavramların bireyi kontrol etmek ve itaat etmesini sağlamak, küçük bir azınlığa ayrıcalıklı bir hayat sunmak için nasıl bir silaha dönüşebileceğini dehşetle ve korku içinde okuyorsunuz. "Seremoni" adı altında tecavüze uğrayan damızlık kızlar, bu suça ortaklık eden eşler, gücü ve iktidarı elinde bulunduran erkekler, güvensizlik ve baskı ortamını arttıran göz'ler, damızlıkların sözde eğitimini sağlayan, aslında dirençlerini kırmaya çalışan teyzeler, linç ve idam gibi herkesin gözü önünde gerçekleştirilen korkunç infazlar... Okuduğum distopyalar arasında bana en ürkütücü gelen "Damızlık Kızın Öyküsü" oldu.
Baskıcı bir sistemin olduğu her yerde mutlaka bir direniş de vardır. İsmi bile elinden alınan ve komutanının adıyla anılan kahramanın kendi öyküsünü anlatması kimliğini koruma ve direnme çabasının bir ürünü. Devam kitabı olan "Ahitler"i de çok yakında okuyacağım.
“Nolite te bastardes carborundorum.”
"Gücün kıt olduğu yerde birazcığı bile baştan çıkarıcıdır."
"Daha iyi asla herkes için daha iyi demek değildir, diyor. Kimileri için daha kötü demektir, her zaman."
"Bir fare de istediği yere gitmekte özgürdür, labirentin içinde kaldığı sürece."
"Hiçbir şey bir anda değişmez. Derece derece ısınan bir küvette farkına varmadan haşlanarak ölürsünüz. Elbette gazetelerde öyküler vardı, hendeklerde ya da ormanlarda bulunan cesetler... Ama bunlar başka kadınlar hakkındaydı ve bunları yapanlar başka erkeklerdi.