yalnızlık, acizlik, hissizlik, ve boşluk. nazlı karakterini tanımlayacak olsam tam olarak bu kelimeleri seçerdim. kimseye ihtiyacı olmadığını söyleyen, ve aslında buna inanmak isteyen, fakat tam olarak birinin elinden tutup ona yön vermesine ihtiyacı olan kitap karakterimiz. hayatta olmayı haketmediğine inanan, bu hayatı iki kişilik yaşayan, ölmek isteyip yaşamak için uğraşan.
ezel ise daha çok hayatta olmayı seven, mutluluğu seçen ve hayata bağlı olan karakterimiz.
açıkçası konusundan bahsetmek istemiyordum ama arka kapak yazısının kitaba okuyucu çekmek için yeterli olmadığını hissettim. o yazıyı okuduğumda klasik bir ödev/ilişki kitabı okuyacağımı ve çerezlik bitirip bırakabileceğimi düşünmüştüm. yanılmışım. kitap sadece "ödev" yapmaktan ibaret değilmiş.
olayımız nazlı'nın hatırlayamadığı geçmişi yüzünden ruhsal açıdan kıvranmasıydı. acı çekmesiydi. insanlara sesini duyuramaması ve insanların sesini duymamasıydı. bu yalnız çırpınışının içinde ezel'in hiçbir şey bilmeden onu kurtarmaya çalışmasıydı. elini tutmaya onun yanında olma çabasıydı.
yan karakterlere de değinmek isterdim ama ecem dışında diğerlerinin kitaptaki varlıklarının önemli olduğunu düşünmüyorum. belki onlara pek ısınamadığımdandır bilmiyorum. o yüzden odak noktam daha çok nazlı olacak.
psikoloji kitaplarını okumayı severim. bu kitapta tam olarak sevdiğim şeyse yaşanan olaylar kadar nazlı'nın iç dünyasını fazlasıyla okumuş olmamızdı sanırım. bazı yerlerde çok tekrara düştüğünü düşünüyor muyum? açıkçası evet. peki okurken bu beni çok rahatsız etti mi? hayır etmedi.
nazlı'nin iç dünyasının neredeyse her detayına ince ince değinilmişti. aynı betimlemeler kullanılsa bile farklı hissiyatı verebiliyordu. ilginç...
nazlı karakterini başta sevememiştim. çok pesimistti. tam anlamıyla içimi karartıyordu fakat iç dünyasına daha çok girdiğimde ona hak vermeye başlamıştım. düşüncelerimizin uyuştuğunu görüp ısınmıştım. tek fark sanırım ben hayata daha güzel bakıyorum.
uzun süredir düzenli kitap okuyamama rağmen beni içine çekip yoğun tempoda elimden bırakamayacağım kadar da sürükleyiciydi. her sayfanın ardında merak ettiğiniz yeni bir şey oluyordu diyebilirim. sonunu tahmin etmeme rağmen okuduğum zaman da yeniden şaşırmama sebep olacak kadar ilginç bir son.
sanırım yapabileceğim en büyük eleştiri gelişme kısmı fazla uzun tutulup (tek ciltlik kitap için) sonuca bağlanan kısım ve sonuç fazlasıyla kısa tutulmuştu. severek bitirmeme rağmen bir şeylerin eksik kaldığını ve son kısımları daha çok okumak istediğimi hissetmiştim.
yine de ne olursa olsun okursanız bir şey kaybetmeyeceğiniz hatta iyi ki okumuşum diyebileceğiniz bir kitap olduğunu düşünüyorum.
N. G. Kabal00:00 Biri Sizi Düşünüyor