Gönderi

Esip kampı görmüş bir psikiyatristin altın değerinde anıları
Puan vermedi·166 syf.··
2022 16. kitabı
Kitap, Alman esir kamplarında hayatta kalmaya çalışan, bu sürede de umudunu ve psikolojisini nasıl koruduğunu, diğer mahkumlarla olan ilişkisini ve o kamptakilerin psikolojilerini analiz eden yazar Viktor Frankl'ın anlattığı anılarını içermektedir. Kitap büyük bir yıkımın içinden bize bir bakış açısı sunduğu için çok değerlidir. 2 bölümden oluşmaktadır. (3. bölümü, kısa ve 2.si ile bağlantılı olduğu için saymadım.) İlk bölüm yazarın esir kampında yaşadıklarını anlatmaktadır. 2. bölümde ise yazar kendi fikir babası olduğu logoterapi kavramını kendi altbaşlıkları ile açıklamaktadır. -Öncelikle bu kitabı neden okudum ve okumadan önceki beklentim nelerdi? Eminimki bu kitabı hepiniz bir öneri listesinde veya çok satanlarda görmüşsünüzdür. Ben de merak ettiğim bu popüler kitabı artık okumak istedim. Kitabı almadan önce esir kampı olaylarını duymuştum ama kitapta bu kadar yer edeceğini bilmiyordum. Yani beklentim yazarın kamplardan sonra hayatın anlamına dair felsefi yorumları ve logoterapi hakkındaki vereceği bilgilerdi. Ben 21 yaşında bir gencim. Kendi akranlarımda olduğu gibi bende de hayat genelinde bir amaçsızlık ve anlamında bir bulanıklık var. Bunun belki nedenlerini bulmak amacıyla belki de yazarın fikir ve yorumlarından yola çıkarak bir çözüm bulacağımı düşündüğüm için kitabı okumak istedim. -Kitap nasıldı, beklentilerimi ne doğrultuda karşıladı? Öncelikle şunu söyliyim kitabı okuduktan sonra hayatın amacını mamacını bulamadım. Demek istediğim anında büyük bir aydınlanma yaşamadım. Zaten kitap bu amacı verebilseydi eminim dünyanın en çok satan kitabı olurdu. Yazar bu demek istediğimi çok güzel bir şekilde ifade ediyor. Logoterapiyi ressamlığa değil göz doktorluğuna benzetiyor. Ressam size kendi düşüncelerini ve hissetiklerini resim aracılığı ile size iletir. Bu saatten sonra fikri almak dışında yapacak bir şeyiniz olmaz. Göz doktoru ise dünyayı daha güzel bir şekilde görmeniz için gözünüzü tedavi eder. Yazar bana belki cevapları vermedi ama kendime sormam için daha iyi sorular verdi. İyi veya kötü anlamda böyle büyük olaylar(esir kampı, büyük kazalar, doğal afetler vb.) her zaman ilgimi çeker. Kitaplar ve filmler aracılığı ile de bu olayları bir nevi deneyimlemeyi severim. İlk bölüm bu açıdan konu olarak hoşuma gitti ama anlatım olarak havada kalıyordu. Hem kronolojik gitmemesi kafamı karıştırıyordu hem de yazarın bir anda başka bir olayı anlatması deneyimi yaşamamı zorlaştırıyordu. Mesela daha kamplarla ilgili anlatacağı sayfalarca olayı varken yazarın bir anda kaçtığı anı anlatması garipti. Somut olayların anlatım tarzı hoşuma gitmedi. Tam tersi ise soyut olaylar, yazarın kişiler hakkındaki düşüncelerini anlatması ve 2. bölümde verdiği psikolojik bilgiler çok akıcı bir şekilde ilerledi. Logoterapinin anlatıldığı bölümdeki bazı terimler biraz yabancı gelse de oldukça keyif aldım. -Önerir miyim? Bu kitap hangi kitapları okumama vesile olacak? Kitap az da olsa dikkatle okunması gereken bir kitap. İçindeki olay akışları sayesinde okurken ayağımız yere basıyor ama yazar bir anda bizi bazı soyut fikirler ile yerden kesebiliyor(dikkat dağıtabiliyor). Okurken bazen 1 2 sayfa hiçbir şey hatırlamadan okuduğumu hatırlıyorum. Tekrar geri dönmem gerekmişti. Kitabı bu dediklerim harici herkese önerebilirim. Verdiği mesajlar harici 2. kısımda geçen bilgiler de oldukça değerli. Yazarın başka fikirlerini de merak ettiğim için "Psikoterapi ve Din" kitabını okuyacağım. Herkese keyifli okumalar diliyorum. Biraz uzun oldu, dolu bir kitaptı mazur görün :)
Logoterapi
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.