Puan vermedi·158 syf.····Okunma: 23 Aralık 2022 01:34 Yaşar Kemalin okuduğum ilk eseriydi. Açıkçası çok etkileyici bir tarzı var. Herşeyi olduğu gibi süslü sözlere girmeden anlatırken bile insan etkileniyor. Teneke adlı kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümü hikayemizin olduğu gibi anlatıldığı bölüm. Hikayemiz Çukurovada geçiyor. Buranın kanun tanımaz eşkiyaları pirinç ağaları diyelim Çukurovada büyük ölçekli çeltik ekimi yapmak istiyorlar. Ama bunu çeltik kanununa göre değilde kendi kanunlarına göre yapmak istiyorlar. Ama karşılarında hükümet dedikleri zat var.ama onlar için iftira atmak, adam harcamak o kadar kolay ki boyun eğmesi için ne gerekiyorlarsa yapıyorlar. Nitekim kaymakamımız geleneksel bir şekilde arkasından teneke çalınarak gönderiliyor. Hikayemizde kaymakam Fikret Irmaklının işte bu insanlarla verdiği savaş anlatıyor. Fikret Irmaklı köy halkının sağlığını tehlikeye atacak uygulamalara canı pahasınada olsa izin vermiyor. Birinci bölüm adeta bir film tadındaydı. Kemal Sunalın Buzlar Erirken filmi misaliydi yani. Hikayedeki kişiler çok güzel seçilmiş. yöresel konuşmalar hikayeye ayrı bir gerçeklik katmıştı.Hikayenin sonunda kim galip gelecek merakıyla bir solukta bitiveriyor hikayemiz.
İkinci bölümde ise bu hikayenin tiyatro oyunana uyarlanmış şekli sunulmuş.Yani birinci bölümde hikayeyi derinlemesine öğreniyor, ikinci bölümünde ise kendinizi bir tiyatro salonunda bu hikayeyi izlerken buluyorsunuz. Birinci bölüm ayrı bir etki bırakıyor, ikinci bölüm bambaşka...Normalde hikayeyi öğrenince, okuyunca yani hikaye bitince ikinci bölüm sıkıcı gelebilir diye düşünebilir insan. Sonuçta neler yaşanacağını biliyorsunuz. Ama hiç öyle olmuyor. Birinci bölümde Okuduğunuz satırlar bu sefer daha detaylı karşılıklı konuşmalar şeklinde oluyor ki buda size hikayenin içinde yaşama fırsatını veriyor.
Ben anlatım tarzını, hikayenin kurgusunu çok beğendim.
Bu kitabımın ilk sayfasına da şu notu düştüm:
Yaşar Kemal ile çıkacağım yolda sen kapı oldun bana. İyiki seninle başlangıç yapmışım Teneke