Puan vermedi·127 syf.····Okunma: 18 Haziran 2022 11:00 "Kadının varlığına katlanamayan zihniyet; elbette onun yazmasına, okumasına, düşünmesine de karşıdır."
Kendine Ait Bir Oda'da Virginia Woolf kurmaca yazında kadının yerini irdeliyor. Esasında tarihe baktığımızda neden kadın bir Shakespeare dünyaya gelmedi, yoksa geldi de ne gibi engellerle karşılaştı vb gibi sorulara cevap arıyor. Tarih boyunca kendine ait bir odası bile olmayan bir kadından yola çıkıp maddi özgürlüğe sahip olmadığı için kendini geliştiremeyen kadınları inceliyor ve edebiyat tarihinde nasıl var olmaya başladık buna parmak basıyor.
Öte yandan erkek açısından edebiyatta ve sosyal hayatta kadının nasıl bir kefeye konduğu hakkında kitapta çok ince detaylarla verilmiş. Örneğin tarih boyunca kaleme alınmış yazıtların çok önemli bir kısmında kadın roller yer aldığını görürüz. Kadın tarihi değiştirir, muhtelem bir varlıktır; gerçekte ise dayak yer, çalışması yasaklanır, istemediği bir insanla kolayca evlendirilir. Yazar düşsel planda kadının çok önemli olmasına karşın gerçekte tümüyle önemsiz olduğunu vurguluyor.
Toplumsal eşitsizlik, töre ve adetleri düzeltmek kolay iş değil. Nitekim bunları değiştirmek ve kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması, okuması, yazması uzun zaman almış, sancılı olmuş diyebiliriz. Fakat tüm bu savaşın içinde en önem kazanan şeyin kendine ait bir odan olması bir tesadüf değildir elbette. Şimdilerde bu savaşın büyük ölçüde kazanıldığı, kadınların edebiyatta çok etkin bir şekilde var olduğunu söyleyebiliriz kolayca. Fakat bu kitaba baktıkça kız erkek farketmeksizin çocuklarımıza zaman, özgürlük sağlamanın, kendilerine air bir oda vermenin önemini hatırlamakta fayda var.