"Saçma dünyada insan niçin yaşar? Alışkanlık dolayısıyla mı yoksa yaşamayı seçtiği için mi?"
İlk kez adını Yabancı adlı kitabıyla duyuran Albert Camus 'un çağımızda pek çok kişinin yaşadığı ama ifade etmekte zorlandığı "yabancılaşmayı" ifade etmeyi kolaylaştırması kitabın okurlarına en önemli katkısı olduğunu düşünüyorum.
Kitap boyunca dünyanın boş ve manasız olduğu vurgulanıyor. Bunu düşünmek çok yorucu, hayattan bezdiricidir bu yüzden yaşamın rutinliği karşısında, makineleşmiş bir dünyada makineleşmiş insan, ölümü bile rahatlıkla kabul eder. Hayat yaşamaya değmez. Yabancı’yı okurken, bütün olağandışılığına rağmen öykünün doğallığı, kahramanın ölümü kabullenişindeki doğallık bizi rahatsız edecek derecede.
Yazar, gayet basit ve anlaşılır bir dille kitabını yazmış. Bir solukta okunabilecek oldukça akıcı bir kitap. Topluma, kendine, ölümü bile kabul edebilecek kadar hayata, kısacası tüm varoluşa yabancılaşmayı oldukça yalın bir dille anlatmış.
Bir çırpıda okunabilmesine rağmen üzerinde uzunca bir süre düşünülebilecek derinlikte bir kitap.
Zeki Demirkubuz 2001’de çektiği “Yazgı” filmini bu kitaptan esinlenmiş.
1967’de Luchino Visconti’nin çektiği “Lo Straniero” filminde bu kitaptan esinlenirken; Çizgi roman yazarı Steve Gerber, “Howard the Duck” eserinde karakterinin mizah anlayışını Mersault’a borçlu olduğunu söyler.
Tüm bunlar bir arada düşünüldüğünde kitabın ne kadar etkileyici olduğu gözler önüne seriliyor.
Keyifli okumalar...
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,2bin okunma