·336 syf.····Okunma: 27 Aralık 2022 18:47 Yüzüklerin Efendisi serisi ile film olarak bile tanışalı bir yıl kadar oldu. Biraz ön yargım vardı ama sağ olsun erkek arkadaşım tüm seriyi -Hobbitler dahil- baştan sona birkaç günde izletti bana. *-*
Birkaç defa daha izleyip iyice ısınınca artık kitaplarına da başlamamın zamanının geldiğini, geç bile kaldığımı düşünmeye başlamıştım.
İlk olarak Hobbit'i aldım ve amacım önce bunu daha sonra Yüzüklerin Efendisi üçlemesini okumaktı. Yazarın diğer kitaplarına da bir şekilde sonrasında bakacaktım.
Hobbit benim için çok güzel ve heyecan verici, yer yer de eğlenceli başlamış olsa da ortalarından sonra kimi zaman kitabı elime almak istemedim. Neden diyeceksiniz, çeviriden arkadaşlar. Düzeltiden belki de.
Sürekli ama sürekli "elf" yerine "el" veya başka bir şey yazılması canımı sıktı açıkçası. Kaldı ki bu kelimeye ek getirdiğinde, "ellerin okları" gibi bir kalıp gördüğümde iyice moralim bozuluyordu. Uzun cümleler, anlamsız paragraflar için bir şey demeyeceğim bile...
Belki benimki mesleki deformasyon, yıllardır kitapları okur gözüyle değil editör gözüyle okuyorum ve insanız, hatalar olabileceğinin farkındayım ama birçok kişinin elinden geçen bir kitapta, en azından Hobbit gibi bir kitapta biraz daha özenli olunmasını beklerdim...
Bunun dışında filmlerinden bildiğim ve bilmediğim olayları okumak, diyaloglara şahitlik etmek çok güzeldi. Detaylarını bilmediğim birçok şey öğrendim. Tabii ki her zaman olduğu gibi kitaplar > filmler. :) Yine de filmleri de benim için çok ayrı bir yerde.
Yüzüklerin Efendisi üçlemesini henüz almadım ve farklı bir yayınevinden basıldığı için ümitliyim yoksa bir süre seriye ara vermek isteyebilirdim. Onları da en kısa zamanda alıp okuyacağım.