8,9/10  (603 Oy) · 
1.545 okunma  · 
537 beğeni  · 
7.250 gösterim
Bir İngiliz Edebiyatı Profesörü olan J.R.R. Tolkien bundan yaklaşık yetmiş yıl kadar önce dünyaya bir kitap hediye etti. Bu kitapla birlikte insanlar ilk defa hobbit denen ahaliyle karşılaşıyordu. Cücelerden bile kısa boylu, yemeye, içmeye ve eğlenmeye düşkün, iyi yürekli, mutlu ve kendi küçük köylerinde her tür maceradan uzak yaşayan bir ahaliydi hobbitler. Ta ki büyücü Gandalf onları ziyaret edene kadar.
"Hobbit", diğer hobbitlerden aslında hiç de farklı olmayan bir hobbitin, Bilbo Baggins’in fantastik maceralarından oluşuyor. Bilbo Baggins, büyücü Gandalf ve cücelerle birlikte, cücelerin hazinesini kötü ejderha Smaug’dan geri almak için aslında hiç de istemediği bir yolculuğa çıkar. Ama yine de hobbitin içinde henüz keşfedemediği maceracı bir yan vardır ve yolculuk ilerledikçe Bilbo Baggins kendi cesaretinin ve gücünün farkına varmaya başlar.
Tolkien’in aslında çocuklar için kaleme aldığı "Hobbit", çok geçmeden yetişkinlerden, özellikle de 60’ların asi gençliğinden büyük ilgi gördü. Bunun üzerine Tolkien hobbitlerin, elflerin, cücelerin ve insanların goblinler, troller, kurtlar ve her tür kötü ve çarpık yaratıkla olan mücadelesini anlatmaya devam ederek "Yüzüklerin Efendisi"ni yarattı. Bugün "Hobbit"le birlikte "Yüzüklerin Efendisi" fantastik edebiyatın kült eserleri arasında yer alıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2018
  • Sayfa Sayısı:
    336
  • ISBN:
    9789752733732
  • Orijinal Adı:
    The Hobbit
  • Çeviri:
    Gamze Sarı
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Damla Köseoğlu | Hermione 
 27 Mar 20:57 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı." diye başlıyor yazarımız J. R. R. Tolkien ve böylece Shire'dan Yalnız Dağ'a uzanan macera başlıyor. Yüzüklerin Efendisi serisinde yüzük taşıyıcısı olarak tanıştığımız Frodo Baggins yerine bu kitapta onunla aynı hobbit kovuğunu paylaşan, akrabası Bilbo Baggins ana karakterlerimizden. Ve kitabımız Bilbo'nun o sıcacık, şirin mi şirin oyuğunda on üç cüce ve büyücü Gandalf'ın bir araya gelmesiyle başlıyor. Thorin Meşekalkan önderliğindeki bu cüce grubunun tek bir amacı var o da, Erebor'a yani atalarının krallığına ulaşarak yurtlarını ve zenginliklerini ele geçirmek ancak tabii bu öyle kolayca olacak bir şey değil, neden mi? Çünkü bunun için Yalnız Dağ'da yıllardır ikamet eden ve ağzı hala cüce kanı kokan bir düşmanı alt etmeleri gerekiyor, Ejderha Smaug'u.

Hobbit'in birkaç yıl önce resimli baskısını satın almış ve okuyup bitirmiştim, yani bu kitabı ikinci okuyuşum oldu. Serinin filmlerini birkaç hafta önce yeniden izlemişken kitabını da bir kez daha ve bu sefer daha özverili okumak istedim. Öncelikle şundan bahsetmek isterim, bence Hobbit'İ okumayı düşünüyorsanız kesinlikle İthaki'nin resimli baskısından okuyun çünkü bu kitabı daha dikkat çekici bir hale getiriyor, açıkçası Alan Lee elinden çıkan bu çizimleri çok beğendim. Genelde kitaplar sinemaya uyarlandığında herkes kitapların filmlerden çok daha iyi olduğu konusunu açar ve farkları, kesilen veya eklenen bölümleri tartışır. Tabii herkesin fikri kendine ancak benim şunu söylemem gerekir, tüm eleştirilere, yönetmen Peter Jackson'un bu kitabı iyi bir şekilde sinemaya aktaramadığı yönündeki tüm düşüncelere rağmen ben Hobbit filmlerini kitabından daha çok seviyorum. Neden mi? Yüzüklerin Efendisi serisindeki o yoğunluk, olağanüstü betimlemeler ve karmaşık olay kurgusu Hobbit'te yok, ki zaten çocuk kitabı da deniliyor Hobbit için. (Ben öyle olduğunu düşünmüyorum, dili basit olan, masalsı öğelere sahip her kitaba çocuk kitabı diyemeyiz) Kitaplarda yazarın kitabın herhangi bir bölümünde kendi düşüncesini araya katmasını sevmiyorum, bu bana okurla sohbet etmekmiş gibi geliyor ve romanlarda özellikle bu türdeki romanlarda bu durum gözüme, kulağıma hoş gelmiyor. Örnek verecek olursam, bir olay yaşanırken yazarın "Yine de Bay Baggins'in yerinde olmayı hiç istemezdim." veya kitabın sonunda olacak bir şey için kitabın ortasında "Ama buna öykünün sonunda sıra gelecek ve bu konuda henüz bir şey söylemeyeceğiz."demesi gibi.

Kitaplar sinemaya uyarlandığında kitap-film tartışmaları kaçınılmaz oluyor açıkçası ben bazı yerlerde keşke Thorin'in sonu filmdeki gibi olsaydı, keşke Legolas gerçekten de kitapta olsaydı diye düşünüp durdum. Yukarda da belirttiğim gibi birçok Tolkien severin aksine ben bu serinin filmlerini kitabından daha çok seviyorum, filmler daha fazla keyif veriyor bana. Filmleri bir kenara bırakacak olursam Hobbit kitabını genel itibariyle seviyorum, hikayesini ve karakterlerini gerçekten çok seviyorum ancak Yüzüklerin Efendisi'ni ortaya koymuş bir yazarın kitabı gözüyle bakıldığında bazı yerler gerçekten yavan gelebiliyor okura, en azından bana öyle geldi, bazı kısımlarda sıkıldım tabii bu genel olarak alınan hazzın ötesine geçmese de olumsuz bir düşünce oluşturabiliyor kitapla ilgili. Yüzüklerin Efendisi'nde tüm yüzüklere hükmedecek Tek Yüzük'ün Bilbo Baggins'in eline nasıl geçtiğini de Hobbit ile öğrenmiş oluyoruz.

Hobbit mükemmel miydi, hayır bana göre mükemmel değildi; güzel miydi, evet güzeldi, sıkıldım mı, evet bazı kısımlarda sıkıldım; eğlendim mi genel itibariyle evet, tavsiye eder miyim, tabii ki ederim yahu neticede Tolkien! Okuyun, izleyin ve Orta Dünya ile mutlaka bir bağ kurun...