Kitabı hepimizin bildiği bir metaforla anlatmak istiyorum.
İnsanın içindeki aydınlığı ve karanlığı birer kurda benzetelim. İlk başta ikisi de aynıdır. İleriki günlerde ise hangi kurt daha çok beslenirse o daha da güçlenir. Belki başta onu zaptedebilirsiniz ancak bir süre sonra o kadar güçlenir ki sizi ele geçirir.
İçimizdeki kötülüğü dışarı salmak bizim elimizde. Başta onun verdiği zevk ve rahatlıkla bazen ona kaptırırız nefsimizi, ancak bir gün gelir ki o sizi karanlığına çeker ve o zaman ne zevk kalır ne rahatlık. Sadece çürümüş bir ruh...
İşte bu yüzden içimizdeki iyiliğe ses vermeliyiz, aydınlık tarafta kalmalıyız.