Puan vermedi·302 syf.··
2022 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2022 13:59
Hadisler, peygamberin sözleri olmaları ve birçok ayette “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin” gibi emirlerin bulunması hadislerin İslam dininin ikinci ana kaynağı olmasına sebebiyet vermiştir. Bundan dolayı ilk dönemlerden beri hadislerin tespiti, peygambere aidiyeti ve nasıl anlaşılması gerektiği üzerinde konuşulmuştur. Peygamber daha hayatta iken bu durum direkt peygambere sorularak halledilebiliyor iken sonraki zamanlarda ise daha farklı çözümler üretilmiştir. Bu uğurda yüzlerce şerh, muhtelfu’l-hadis ve ğaribu’l-hadis gibi eserler yazılmıştır. Günümüzde ise hala bu konu tartışma konusu olmakla beraber bu konu hakkında yazılmış birçok eser bulunmaktadır bu eserlerden bir tanesi de “Meridyen Derneği 2013 Hadis ve Siret Ödülü”nü almış olan Salih Kesgin’in ‘Hadisleri Anlama Sorunu’ adlı eseridir. Eser; giriş, üç bölüm ve sonuç şeklinde yazılmıştır. Girişte; yapılan çalışmanın öneminden, çalışmada izlenilen metottan ve istifade edilen kaynaklardan bahsedilmiştir. Birinci bölümde; “kavramsal ve teorik çerçeve” başlığı altında ‘hadislerin tespiti’ ve ‘değerlendirme’ kavramlarından kastın tam olarak ne olduğundan bahsetmiştir. İkinci bölümde; “Hadis rivayetlerinin tespitinde anlama sorunu” başlığı altında hadislerin Peygamber’e tespiti esnasında oluşmuş olan ön anlama ve ön yargılara örnekler getirilerek anlatılmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise; “hadis rivayetlerinin değerlendirilmesinde anlama sorunu” başlığı altında peygambere aidiyeti tespit edilmiş olan bir hadisin anlayan tarafından nasıl değerlendirilip anlaşıldığı anlatılmaya çalışmıştır. En sonda sonuç bölümünde ise; tüm anlatılanları özetleyip son düşüncelerini dile getirmiştir. Kesgin’in de ifade etiği üzere ilk dönemlerden beri hadis konusundaki en önemli problemlerden biri elimize ulaşan bir metnin Peygamber’e aidiyeti ve nasıl değerlendirilmesi gerektiği sorunudur. Eserin ikinci bölümünde detaylı bir şekilde ele aldığı rivayetlerin tespitinde anlama sorunu hadisin ilk muhatabı olan kişinin bilgi birikimi ve düşünceleri o hadise karşı olan tutumunu etkilemiştir ve bundan dolayı bir hadis bir alime göre sahih iken başka bir alime göre ise zayıf olabilmiştir. Bundan dolayı hadis değerlendirilirken okuyucunun ön okumalardan bağımsız bir değerlendirme yapması mümkün değildir bu da hadislerin farklı bakış açıları ile farklı farklı değerlendirilmesine sebebiyet vermiştir. Bu bölümde ilk dönem alimlerinin sadece senede önem verip metni hiçbir şekilde ele almadıklarını savunan oryantalist düşünceye de itirazlar getirmiş olup verdiği birçok örnek ile daha ilk dönem alimlerinin bile bazı hadislerin sadece metnine bakarak bunların hadis olamayacağını dile getirmiş olup aynı isnad ile zikredilen başka hadisleri ise kabul etmeleri onların da bazen sadece metne bakar değerlendirmelerde bulunduklarını ispatlamaktadır. Ki bu da onların yine hadisleri ilk işittikleri anda nasıl anladıkları ile doğrudan orantılıdır. Bu bölümde hadis metinlerini verdikten sonra tablo şeklinde alimlerin o hadis hakkındaki kanaatlerini bir arada vermesi okuyucunun meseleyi daha iyi kavraması açısından çok istifadeli olmuştur. Hadis ve usulüne farklı bir gözle bakmamızı sağlayan eser, hadislerin anlayan ve metin arasında büyük bir bağın olduğunu ve hadisler hem tespit edilirken hem de değerlendirilirken anlayanın varmak istediği sonuca göre o hadisin değerlendirildiği dile getirilmiş olup tespit sürecinde iken hadisin ilk muhatabı olan kişinin ön anlama sonucunda vardığı bir kanaati dile getirdiği ve daha sonradan kendi bilgi birikimi ve düşüncesi çerçevesinde o hadisi değerlendirdiği güzel bir şekilde anlatılmıştır. Özellikle üçüncü bölümde verilen bazı ideolejilerin aynı hadisi kullanarak kendi düşüncelerini desteklemeye çalıştıkları ve bu bağlamda hadisi değerlendirmiş oldukları güzel ifade edilmiştir. Ancak bazı yerlerde verdiği örneklerin çokluğu ve en sonda hadisleri bizim nasıl anlamamız gerektiğinin dile getirilmemesi önümüze bir problem olarak çıkmaktadır. Üçüncü bölümde ele aldığı “hadis rivayetlerinin değerlendirilmesinde anlama sorunu” konusunu çok iyi anlatmış olmasına rağmen bazı yerlerde konu bayağı dağılmıştır. Örneğin “tarihi bilgi kaynağı olarak hadis metinleri” başlığında tarih ile hadisin farklılığı konusuna girilmiş olup biraz fazla uzatılmış bu da kitabın konusu dışına çıkılmasına sebebiyet vermiştir. Ve yine bazı yerlerde hadisleri sadece Arapçasını verip bazı yerlerde ise hem Arapça hem Türkçeyi vermiş olması bir tutarsızlık oluşturmuştur. Hadislerin kaynağını gösterme konusunda da asıl kaynak değil de İngilizce bazı eserlerin verilmesi de bir eksiklik olarak göze çarpmaktadır. Tüm bunlarla birlikte eserin amacına ulaşmış olduğu ve verilmek istenilen mesajın güzel bir şekilde verildiğini ifade etmek gerek ancak hadisleri günümüzde nasıl değerlendirmemiz gerektiği ile ilgili de çalışmaların yapılması gerektiği ve günümüz insanın hadisleri değerlendirir iken kendi ideolejilerinden kurtulup hadise objektif bir şekilde bakılması gerektiğini ve bir başkası tarafından değerlendirilmiş olan hadisin sadece o manada değil başka manaları da barındırma ihtimalinin olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır. Böyle bir okumanın daha istifadeli olacağı kanaatindeyiz.
Din
Hadisleri Anlama SorunuSalih Kesgin · İsam Yayınları · 20198 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.