8/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2022 98. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2022 23:24
Merhaba sevgili okur, Melisa Kesmez’in kalemi ile tanıştım, oldukça da beğendim. Bir şekilde hayatları dağılmış, kaybolmuş, yaralanmış insanların korkularıyla ve acılarıyla yüzleşerek kendilerini sağaltmalarını anlatmış. Yer yer kişisel gelişim kitabı koksa da bir öykü içinde okuyor olmak güzeldi. Bir şekilde bana iyi geldiğini de söyleyebilirim. Kitabı en iyi özetleyen alıntı: “Sen ne kadar kaçsan da, ıskalasanda, görmezden de gelsen, kafanı kuma da gömsen, kalbine kilit de vursan, hayatın sana bir diyeceği varsa, sinsi sinsi bekliyor sırasını, yıllarca. Öyle sabırlı. Öyle fil hafızalı, öyle unutmuyor hayat. Sen sabaha kadar unuttum diye sağalt ruhunu. Gömdüm san. Defter kapanmayınca kapanmıyor.” Puanım: 8/10 Herkese keyifli okumalar olsun efenim… *Alıntılar* * Can acısının yok edilemeyen izleriyle doluydu şehrin duvarları. * Deniz kenarında bir bardak çayın iyi gelemeyeceği şey yoktu. * Hayat beni böyle köşeye sıkıştırmayı, gözümün içine baka baka çelme takmayı severdi. Hayatın unuttuğu bir şey varsa, o da bir yerden sonra daha fazla düşülemediğiydi. * Bir yarayı iyileştiren, her şeyden önce orada bir yara olduğunu kabullenmekti. * Senin olduğun yerde en güçlü en akıllı ben değildim. Her şeyi tek başına halletmeye dünden razı biri olarak, "Ben hallederim, merak etme" cümlesini duymanın insana nasıl büyük bir ferahlık verdiğini ilk kez sayende öğrenmiştim. * Mutluluk denilen şeye en yakın olduğumuz anlardan biriydi. * İnsan talihsizlikleri gerektiğinde sineye çeken bir varlıktı. * Sandığı gibi dünya başıma yıkılmayacaktı benim. Hiç giymediği bir eldivenin tekini kaybettiğini üzülmezdi insan. * Paramparçaydı ama kabullenmişti. O an hissettim bunu. Umudunu getirmemişti ama kabullenmişti işte. * Yaşlanıyordum… Bir dişi olarak soyunu devam ettirmek konusunda atalarından devraldığım genetik ısrar, sonunda körelmeye yüz tutmuş, içindeki bıkkın arketip benden umudu kesmiş, civar masalarda, çocuklarını doğuracak bir erkek arayışına belli ki son vermişti. Hem pazar yeri tenhalaşmıştı artık, alan alacağını almış gitmiş, geriye çürük çarık zerzevat kalmış, benim de galiba artık eve dönme zamanım gelmişti. Olmayınca olmuyordu. * Kadın olmak sıklıkla frene asılmayı gerektiriyordu çünkü. Gaza basıp duvara toslamışlığım da vardı. Geçmişten ders çıkarmak hiç benlik değildi ama bazen canın o kadar açıyordu ki, aynı acıyı bir kez daha yaşamamak için kendini sandalyelere çivileyebilir, kapıları kilitleyip anahtarı yutabilirdin. * Ben, yavaş yavaş su almakta olan gemide, tek başıma olandım. Kaybedendim. * İnsan türü ancak kendini mahvedene hayran olur. * Geri yüzemeyecek kadar uzaklaşmıştım kendi kıyımdan. * İçimde bir şeyler infilak etmişti. Öldürmüyor, süründürüyordu. “Üzgünüm” dedi… “Üzgünüm” demek yasaklanmalıydı. * Bir şeylerin olmasını bekliyorum sanki bir yandan. Bir şeyler olsun. Hikayenin akışını değiştirecek bir şeyler. Hayat her şeyi benden beklemesin istiyorum. * Yalnızlığın o kadar da yalnız bir şey olmadığı, tek başına da olsan evrendeki her şeyin bir parçası olduğunu önlenemez şekilde hissettiğin, bir ağacın gövdesi neyse, benim de tam olarak o olduğumu, o kadar olduğumu, daha fazlası olmadığımı iyi bildiğim bir bahçe. * Yokken daha güzel değil mi her şey? Uzaktan bakınca daha sevilesi değil mi?.. Galiba insan aklı dayak istiyor. Başka bir şey değil. Şöyle temiz bir dayak. * Kural basit. Doğanın bir parçası ol ve sadece yaşa. “Düşünme, arzu et sadece, bak böcekler öyle yapıyor” diyor ya şair. Daha ne desin… * Beklememeyi öğretiyorum çünkü kendime. Kurmamayı, hayatın işine karışmamayı bazen. Yarının kestirilemez hallerine önceden isim takıp da, koşullanmamayı kendimi. Bırakmak ne zormuş. Ama bir kere bırakınca ne kolaymış her şey. Doğanın bilgeliği ne yol göstericiymiş. Ona bakıp da ne iyinin gerçekten iyi ne de kötünün gerçekten kötü olduğunu öğreniyorum şimdi. * Yolda her şeyi kabul. Ne kazanmak var ne kaybetmek. Her şey olduğu kadar. Sen dahil. Ben dahil. * Demek gitsek de kalsak da aşk yok… Demek aşk gidilen ya da kalıp beklenen bir şey değildi. Aşk yolda olmaktır demişti… * Hayat tuhaf bir yer. * Zaman izleri siliyor. Uykuyla uyanıklık arasında gördüğün rüyalara benziyor geçmişte yaşadıkların bir süre sonra. Öfke diniyor. Bir vakit kalbini ateşi ile kavuran her şey, cılız bir mum alevine dönüşüyor. Ha söndü ha sönecek. * İnsan kabuklu böcek gibi bir şey. Baktı dışardan baş edemiyor, kaçıveriyor içeri. * İnsan birine yazdığı mektubu biraz da kendine yazıyor ya, aklını ve kalbini kağıda geçirip yüreğini boşaltırken sayfaya, uzaktan bakıyor ya biraz da kendine… Temize çekmek belki, belki kendi halinde bir bahar temizliği…
Edebiyat
Bazen BaharMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20195,3bin okunma
·
698 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.