Sakız Sardunya, isminden memnun olmayan ve okumayı çok seven küçük bir kızın hikâyesi. İsminden dolayı genel olarak çevresinde alay konusu olması onu kitaplarla daha fazla dost olmaya ve okumaya yöneltmiştir. Bu zamana kadar bu dostluk onu hem daha meraklı hem de daha bilgili bir çocuk yapmıştır.
Bir gün sürpriz bir şekilde okulun kütüphanesinde parlayan bir küre bulur Sakız Sardunya ve bu küreyle birlikte hiç beklemediği kişilerle tanışır ve onlardan EFHİMA'nın, yani Efsaneler, Hikâyeler ve Masallar Ülkesi'nin hikâyesini dinler. Orası okuyan ve hayal kuran insanlardan beslenen bir ülkedir. Dünyadaki okumanın ve hayal kurmanın azalması EFHİMA'yı kuraklığa ve yok olmaya sürüklemektedir. Bu nedenle Sakız Sardunya oraya bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk onun için hem macera dolu hem de öğretici bir yolculuk olacaktır.
Elif Şafak EFHİMA'nın varlığıyla okumanın önemine dikkat çekiyor. Her ne kadar bir EFHİMA yoksa bile, okunmayan ve hayal kurulmayan bir ülkenin çölleşmeye ve kuraklığa yenik düşecenin de mesajını veriyor.