Gönderi

Hayal kırıklığı
5/10
·392 syf.··
2022 7. kitabı
Daha önce İskender Pala'nın kitapların okumuştum ve anlatım tarzını vs. sevdim. Yine anlatım tarzı ile ilgili bir sorunum yok ancak beklentilerimin aşırı altında kalan bir kitap oldu. İskender Pala genelde tarihi romanlar yazıyor, belki de sadece tarihi roman yazıyordur bilmiyorum. Tarihi başka insanlar üzerinden anlattığı oluyor, araya başka hikayeler de ekliyor ancak hiç konudan saptığını görmemiştim. Bu kitapta tamamen konudan sapmış, kitabın Barbaros Hayreddin Paşa ile alakası yok. Kitabı alıp okumaya başladığımda beklentim Barbaros'un denizdeki savaşlarını okumak, yaptığı stratejiler, yaşanan olaylar vs. Tabii bunun yanında da biraz yan karakterlerin hikayesi. Anlatıcı karakterin ne düşündükleri gibi şeyler asla rahatsız etmez, ancak ana konu Barbaros olmalı. Onun üzerinden yürümeliydi. Barbaros'un yanında birisi var aslında bize Barbaros'u anlatması gereken kişi o. Yani olayları onun ağzından dinleyeceğiz. Fakat gel gör ki herif sürekli kendi olaylarını anlatıyor. Kendi olayları da hiç ilgi çekici değil. Birine aşık oluyor 15 yaşındayken. Sonra onu kaybediyor, kitabın %80'i onu aramasıyla geçiyor. Sonra onu buluyor ve yanına gitmiyor. Çıldırıp kitabı ısırmama ramak kalmıştı. Sonra yine olaylar gelişiyor falan sürekli onu düşünüyor beyefendi. Bize de anlatıyor öyle, sonra tekrar buluyor. Bu sefer de kız ''yok ya git sonra gel'' minvalinde bir şey diyor. Ben kitabı ısırıyorum eleman hüngür hüngür ağlıyor. Ortada Barbaros yok ama. O öyle arada beliren bir karakter olmaya başlıyor. Deniz savaşlarının anlatıldığı ve Barbaros'un strateji yaptığı kısımlar o kadar keyifli ki kitap bir anda yağ gibi akmaya başlıyor. Çok zevkli oluyor, sonra bir anda tekrar bu tuhaf elemanın aşkını okumaya başlıyoruz. Yav tamam aşk koyacaksınız her şeye eyvallah. Fakat bunu ana konu yapmayın artık bazı şeylerde de ya. Her yerde aşk görmekten kusacağım artık. Yani Barbaros ile sıfır alaka değil tabi. Savaşları gelişimini aktarıyor size ama tadı o kadar damağında kalıyor ve o kadar az ki. Kitabın sonunda Preveze savaşını anlatıyor. Aşırı akıcı ve keyifli sayfalar. Ben zaten bunun için aldım bu kitabı. Fakat gelin görün ki klasik aşk kitabı olmuş. Araya deniz savaşları falan konulmuş. Başka bir kız çıkıyor ikisi arasında falan kalıyor. Olum ne anlatıyorsunuz bana ya? Yani spoiler olur diye çok detaya inemiyorum ama bütün olay Emir Alcala üzerinden dönüyor. Barbaros gerçekten yan karakter. Biz Alcala'nın hayatını okuyoruz bildiğin. Ben bunun aşk hayatını okumak için almadım ki. Kocaman ''Bİr Barbaros Romanı'' yazıyor. Barbaros bi en başta var bi ortada bi de sonda. Gerisi bu elemanın bir şeyler kovalaması. 50 sayfa Billure'yi anlatıyor. Preveze savaşı 20 sayfa falan. Sert aksiyon filmine gidip romantik dram filmine koyulmuşum gibi okudum bütün kitabı. Büyük hayal kırıklığı oluştu beklentilerimi hiç karşılamadı.
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma
·
653 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Aynı efkarda mutabıkız
Ohh biri duygularımı sesli söylemiş