Puan vermedi·724 syf.····Okunma: 02 Ocak 2023 19:09 Tutunamayanlar, çok derin, içinde bir yerlerde mutlaka kendinizden bir parça bulabileceğiniz bir kitap.
Konusunu hayata tutunmaya çalışan Selim Işık’ın intiharı sonucunda arkadaşı Turgut’un bu ölüme inanamaması ve bu ölümün peşine düşmesi olarak açıklayabilirim. Turgut ve Selim’in yakın arkadaşlığına rağmen Turgut, Selim hakkında pek bir şey bilmez. Diğer arkadaşlarından, bulunduğu yerlerden, çektiği yalnızlık ve umutsuzluk duygusunun getirdiği acıdan bihaberdir. Bu yüzden öldüğünü duyduğunda inanmakta zorlanmıştır.
Turgut’un bu ölüme inanmaması, Selim kimlerle arkadaşlık etmiş, neler yazmış diye peşine düşmesi, geç de olsa Selim’i anlamaya çalışması kelimelerle anlatılamayacak bir derinlik barındırıyor. Fakat öteki yandan kendi ailesine karşı olan sorumluluklarını ya kendini ite kaka ya da eşinin davranışlarından sezdiği imalarla yapmaya başlıyor. Nihayetinde de Olric’le beraber sonsuz bir yolculuğa çıkıyor.
Selim ise ölümüne kadar çok çabalamış, tutunmaya çalışmış ama içindeki yalnızlık hissini bir sürü tanıdık, eş dost, arkadaşa rağmen atamamış bir karakter. Yakın olduğu arkadaşlarına ya da sevdiği kadına dahi kendi düşüncelerini açamamış ve onların içinde boğulmuş. Tuttuğu deftere yazdığı düşünceleri paylaşabilseydi bir şeyler değişir miydi hayatında, diye düşünmeden edemiyorum. Fakat yazdıklarında çok tanıdık hislere denk geldiğimi belirtmeliyim. Bazı noktalarda o cümleleri ben yazmışım gibi hissettirdi.
Yapı olarak bakmak gerekirse bana okuması zor geldi. Başlangıçta çok sıkılacağımı düşündüm. Fakat konu ilerledikçe ve yapıyı anladıkça okumak bir tık dahi olsa kolaylaştı. Hiç noktalama işareti kullanılmayan o bölümde daha çok zorlanacağımı düşünmüş olsam da kitabın en akıcı kısmı olduğu benim için bir gerçek.