Kendimizden farklı olanı ‘sevmek’ konusunda neden başarısız oluyoruz? Aslında kimi zaman kendimizi sevmek konusunda da mükemmel değiliz, hep bir ‘iyi olma çabası’ içindeyiz ama asıl meselemizin artık ‘kendimizden’ çıkıp, bizden farklı olanları; doğayı ve hayvanları sevmek olmalı! Ucubeler metninde Rebecca Tamas, yedi ayrı bölümde insan davranışlarımızın dünyaya ve doğaya ne derece tahribatta bulunduğunu gözler önüne seriyor. Bu bölümler içinde kendini doğanın iyileşmesi için adamış olan, yeni sanatçılarla, tarihçiler ve şairlerle tanışarak, tarihe kayıtlı ‘yaşanmış’ hikayelerin etkisinde kalıyorsunuz.
.
İnsanın doğayla politik, ekonomik, sosyo kültürel, tüm çıkarları doğrultusunda kurduğu hatalı ilişkiler, çağlar boyunca tüm ‘canlıları’ etkileyecek bir zincire dönüşüyor. Elbette bu hataların en başında gelen canlılar arasındaki ‘eşitsizlik’ kavramı, günümüzde uçurumlar yaratarak ‘iklim krizinin’ dünyayı etkisi altına almasına sebep oluyor. İnsanların kendi cinsleri ile birlikte kendi dışındaki tüm canlılara uyguladığı eşitsiz yaklaşım çağlar boyu bir çığ gibi büyüyerek kıtaların yok olma tehdidine kadar varıyor.
.
Batının doğuya oranla henüz gerçekten hissetmediği ve gününü gün ettiği zaman diilimde hızla büyüyen ‘iklim krizi’ yakında kapıya dayanacak bir tehditten çok, kabullenilmesi gereken bir duruma dönüşecek. Doğaya uyguladığımız zulüm, her gün tükettiğimiz kaynaklarımız ve hayvanları zerre kadar anlamayışımız maalesef hepimizi dipsiz bir karanlığa daha da hızlı sürükleyecek. Doğaya, insana ve canlı olan her şeye biraz daha bilinçli yaklaşmanızı sağlayabilecek Ucubeler’i, daha fazla geç kalmadan mutlaka okumanızı tavsiye ederim.