Her şeyden bir tutam fakat, bol acılı ; Ortadoğu
8/10
·280 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2023 00:00
Bazen ne düşüneceğini dahi unutuyor insan. Koca koca acıların üzerine ne söylenir ki, diyorum kendi kendime.. Herşeyin bir tutam ama, acının yoğun olduğu memleketin adı ; Beyrut.. "İnsanlar hep Beyrutlular gibi olacak,tanrılarına bölündüklerinde, sonra daha küçük tanrılarına.. Yeterince bölündüğünde tanrılar, kurşunların tanrılara ait olmadığı unutulduğunda, geriye sadece bölük pörçük hikayeler kalacak. İnsanlar hikâyelerin meczupları olacak.." (syf:251) diyor yazar bir paragrafında.. Bana çok şeyi sorgulattı, çoğu düşüncemi karmaşıklaştırdı, ve kendi kendime "asıl takılmamız gereken noktalara" değinmediğimizi farkettirdi.. Bir yanda inancımızın zayıflığına ağlıyorum, diğer yandan insanlar "yardıma ihtiyacımız var" "açız" "ölüyoruz, çocuklarımız da ölüyor" "inandığınız tanrılarınızı çağırın, bu vahşeti durdursun eğer o kadar güçlülerse" diye bağırıyorlar kulağımın dibinde.. İnsanlar inanmaktan da önce, ruhlarındaki yaralarını sarmaya ve boş midelerine iki lokma birşeyler indirmeye muhtaçlar.. Zaten yaralar bir veba gibi ruhlarını sarmaya başladığı ve kuru ekmeği elinden alındığı günden bu yana kaybetmiş inancını.. Kader; insanla Mevla'nın bir bakıma ortak projesidir.. Fakat nedir bu ortadoğunun durmak bilmeyen kanaması.. Bu Avrupa'nın şımarık tavırları?! Vahşetin ortasındaki herkes gibi, Ortadoğu'nun çocukları da yarım hikayeler bırakmak istemiyordu geride.. Aslına bakarsanız kimse kimsenin memleketine de özenmiyor.. Herkes nereliyse, yüreğine orasının özlemini takıyor.. Burnu; kendi memleketinin toprağını koklamaya, ruhu;çocuk doğduğu diyarı gezmeye hasret, sızlıyor.. Zaten, ortadoğunun yetim evlatlarından çalıp kendi yavrularını tıka basa doyuran Avrupa gibi bir hırsızı kim, neden özensin?! Yazar bir yerinde "Bir gün herkes Beyrutlular gibi olacak, hangi dili konuştuklarını unutup, dilleri birbirine karıştıracak.." diyordu. Tam olarak cümle böyle değildi, ama bunu anlatıyordu.. Evet, sanırım Türkiye savaş bakımından değil belki ama, dil bakımına bir Beyrut olma yolunda artık. Keşke hırsızlar ve yağmacılar terk etse de ülkeleri, silahların gölgesi olmadan herkes kendi memleketinde özgürce konuşsa kendini.. Ne güzel olurdu! Aralarındaki toprakları paylaşamayan büyük patronların masa başı kavgaları ülkeleri yok ediyor.. Açılan yaralardan akan kanlar durdurulamıyor ve topyekün insanlık ölüme terk ediliyor.. Okurken içimde bir Beyrut uyandı sanki.. Nereli olduğumu unuttum, hangi memleketli.. Ülkeler, şehirler ve diller karıştı birbirine, ve bir de dinler.. İnsanların birbirlerini suçlamaktan korkup, tamamiyle Yaradan'ı suçlamaları, kendilerini kimlerin ne için parçalanmaya mahkum ettiğini bilmemeleriydi sanki.. Herkese ve her şeye büyük laflar etmeye tamamım belki ama, Yaradan'a cüretkâr olmak! Bana hiçte adil gelmiyor.. Belki de ben, O'na inanmayı her şeyin üstünde tuttuğum içindir.. İnanmak... Tanrıcıklara ve oluşturulmuş küçük başlı yapıtlara, silahların gölgesinde huzur vereceğini va'deden koca gövdeli küçük patroncuklara değil... Bir gün devranı dahi tersinden estirebilecek Kudret'in sahibine, inanmak.. Üzgünüm.. İnsanların olduğu her yerde olacak kötülük.. Everest'in tepesine çıkmak pahasına o güzelim dağın görkemini dahi çöplükleriyle çevreleyen duyarsız insanlarız biz.. Yaradan bizimle lekeleniyorsa eğer, o bizim zararımız... Zira Yaradan'a leke bulaşmaz, insan zayi ettiği her şey için ziyan olur, önce bunu yerleştirmek gerek zihinlere.. Bir Beyrut olmak.. Ya da belki Beyrut olmaya mahkum edilmek.. Kim bilir belki de Beyrutlaşmaktan kaçınmak gerek.. Zira, sanki o zaman karmaşıklaşıyor insan.. Ama olduğu yerden kaçtığında da kim olduğunu unutuyor yavaş, yavaş.. Kimi kaçıp yarım hikayeleri anlatıyor batılılara, kimi kalıp savaşla burun buruna, yaşamak için meydan okuyor ölüme.. Ortadoğu'da insanlar ölmek için doğuyor artık.. Bir sebebi yok.. Varsa da; sebepsiz ölüyorlar.. Yazarın en başında da dediği gibi "Burada insanlar bir yanlışlık gibi ölüveriyorlar.." Kimse bir yanlışlık olamayacak kadar kıymetli... Ben kendimi kaybettim bu kitapta, sorgulamak için açtım zihnimin tüm kapılarını.. Neden'li, niçin'liyim Ortadoğu gibi... Bir Beyrut oldum şimdi.. Ama ben Türkiye'liyim.. Hayalim bir İstanbul olmak, zihnimdeki Beyrut'tan âzat olduğumda.. Okuyun, derim.. İçinizdeki Beyrut'tan çıkıp kendi memleketinizin gökyüzünde uçabilmek için..
Ortadoğu
Muz SesleriEce Temelkuran · Everest Yayınları · 20212,264 okunma
·
154 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.