Puan vermedi·270 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2023 15:54
* Celladına aşık olmuşsa bir millet, ister ezan ister çan dinlet; itiraz etmiyorsa sürü gibi illet, müstahaktır ona her türlü zillet. (Ömer Hayyam, 1048-1131) * Din kitaplarını okuyup anlayana ateist, okuyup anlamayana dindar denir. (Nikola Tesla1856-1943) Öyle bir tanrı düşünelim ki tüm insanların kurtuluşu için müşterek formül önermek yerine; savaşla, ganimet ve cariyelerle sistemini kuruyor. Onun (sözde) göndermiş olduğu üç büyük dinin mensupları şu an birbirlerine düşman. Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında meydana gelen haçlı seferleri 200 yıl sürdü, milyonlarca insan katledildi. Peki, bunun müsebbibi kim? Kutsal dinlerin tanrısı: İlkin insanları Yahudiliğe alıştırıyor, sonra bu olmaz, siz beni dinlemiyorsunuz; o yüzden yeni bir din ve yeni bir peygamber gönderirim diyor (Hz. İsa ve Hıristiyanlık). Zamanla buna da hayır diyor ve yeni bir dinle yeni bir peygamber gönderirim diyor (Hz. Muhammed ve İslam). En basiti; insan bir şeyhe mürit olsa, bir siyasi partiye sempatizan olsa, bir futbol takımına hayran olsa kolay kolay ondan vazgeçer mi? Hele inanç konularında bu ayrılma çok daha zor. Neden kutsal dinlerin tanrısı bu zorluğu insanlara reva görüyor? Ben deist, ateist veya başkası da olabilirim; bu ayrı bir konudur. Ancak kutsal dinler insan ürünüdür, eskiden beri süregelen mitolojik inançların birer versiyonlarıdır; bunun ötesi yoktur. Kutsal dinlerin insan ötesi bir yerden gelme iddiası akılla, ilimle, sosyal realiteyle bağdaşmaz. Ne demek Allah için cana kıymak, insanları kıyımdan geçirmek, mallarını talan etmek, eş ve kızlarını alıp cariye olarak kullanmak? Ne vahim bir durum! Allah ve peygambere karşı savaşan, yeryüzünde bozgunluk yapan kişileri (İslam'ın bozgunluğa bakışı farklıdır elbetteki) öldürün, el ve ayaklarını çapraz kesin, çarmıha gerin, onların parmaklarını doğrayın, başlarını kesin, ben size savaşta bilmem şu kadar melek gönderdim, Allah ve İslam için annebabanızı bile terk edin diyen bir tanrı düşünülebilir mi? Hz. Muhammed'den yaklaşık 2500 yıl önce yaşamış olan Hammurabi, çıkarmış olduğu kanunun hemen başında ilk sayfada Prolog denilen giriş kısmında toplumun başına geçme gayesini şöyle anlatıyor: Ben Hammurabi olarak insanlar arasında adaleti sağlamak, şikayetlere çare bulmak, kötülükleri yok etmek, zayıfı güçlüye ezdirmemek, insanlar üzerine güneş gibi parlamak, memleketi aydınlatmak, insanların refahını yükseltmek için geldim diyor. Buna karşı kalkıp Hammurabi'yi peygamber mi ilan edelim? Bence, Hammurabi'nin bu ifadeleri İslam'ın yasalarına göre çok daha anlamlıdır. Dinler değişik nedenlerden dolayı insanlar tarafından ortaya atılmıştır; bence bunların ilahi/kutsal boyutu yoktur. İnsanlığın huzuru için bu defter artık biran önce kapanmalıdır; aksi halde her gün gördüğümüz cinayetleri, vahşeti izlemeye devam edeceğiz.
Araştırma-İnceleme
İslamda ŞiddetArif Tekin · Berfin Yayınları · 201582 okunma
·
216 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.