Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 20 Ocak 2023 06:29 Üstün Dökmen'i yıllar önce TRT 'de yayınlanan Küçük Şeyler isimli programda hatırlyorum. Tiyatro oyuncuları eşliğinde , o günlerde belki de hepimizin ihtiyacı olan psikolojimizi bizi biz yapan enstantaneleri anlatır ve dramatize ederdi.
okuduğum kitapta göndermeler yapıyor tatlı espriler ile. :)
Roman kurgusu için ise kolaya kaçtığını söyleyeceğim. Tabuları olan bir köye bir şehirli gelir,kitapta köyün öğretmeni olan karakter, köyün en güzel kızına ilk bakışta aşık olur,işler sarpa saracak :)
daha dramatik öğeler mi desem veya daha az tekrarlayan konu içeriği mi? tam ne demeliyim bilemedim şu an fakat aforizmalar pek derin olmadı gibi diyebilirim. ne bileyim insan psikolog bir üstad yazar olunca kaleminden kağıda döküleni daha bir derin anlatım bekliyor daha bir tumturaklı daha bir çözülmez daha bir analitik mi desem benim yazardan beklediğim yani kurduğu cümleler olarak cümlelerde seçtiği kelimeler olarak. belki de konu enteresandı belki de dramaturji de iyiydi belki de bir romanda olması gereken bir romanı roman yapan her kurala uyulmuştu da işte şu olay yok mu beni üzen şu bir konu üzerinde çok fazla cümle kurup her bir cümle ile adeta sadece kitabın sayfa sayısını artırma çabasını bana yani okur olarak bana bu kadar çok yansıtmış olması evet anlıyorum kitapların özellikle de romanların roman havasına bürünüp roman diye oluşturulabilmesi için konunun bir bütün havasında pek çok öğe ile dallanıp budaklanıp sonunda da bir sonuca varılması gerek henüz kitabın sonunu okumadım fakat bazı ana temaları o kadar fazla tekrarayarak anlattı ki bunaldımmmm.....