Gönderi

Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2022 17:12
. Bir gün bakımevinden telgraf alır ve Anne’nin öldüğünü öğrenir. Cenaze merasimi için Merengo’ya gider ve olaylar başlar. Annesi ölmüş olmasına rağmen Mersault olağandışı tavırlar sergiler. Mersault burada bir mesaj veriyor olmalı. İnsanların, yaşanılanlara, dış dünyaya, hayata, ölüme hatta kendisine bile yabancılaşmasını sezdiriyordu okura. Evladı Anne’nin ölümüne üzülmez, kayıtsız kalır, onu son kez görmek bile istemez. Normal koşullarda mümkün olmayan husustur bu. Satırlarına şu cümleyi eklemekte de gecikmez. Bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü çaba sarf ettiklerini kimse bilmez. Kendisi oldukça yabancıdır ve tüm varlığıyla bu ruhun da kaftanıdır. Cenazeyi define gideceği vakit aklından çok şey geçer. Fakat bunlar yine olağan durumlar değildir. Bu durumun işinden ve hayatından, geçireceği zamandan israf olduğunu düşünür. Hatta bu güzel günü kırlarda geçiremediği için hayıflanmıştır bile. Mersault her zaman olduğu gibi düşünce durumunu eylemerine de yansıtır. Çok geçmeden bu durum çevredekilerin ve bakımevinde olan herkesin oldukça dikkatini çeker. Defin gerçekleşene kadar geçen zamanda ahvale şahit olanlar. Gözleri kaftan giymiş yabancıya alışkın değildir. Sırf bu yüzden gördüklerine inanamazlar. Farkındaydı Mersault, çevredekilerin yanında sevgilisinin düşüncesinin bile… Tuhaf biri olduğumu, beni kuşkusuz bu yüzden sevdiğini ama belki günün birinde aynı sebepten nefret edebileceğini mırıldandı. Dizelerinde söylediği gibi. Çünkü onlar olağan bir sıradanlığa alışkındır. Evine dönen Mersault, Raymond Sintes’le arkadaş olmuş ve kendisini aldatan kız arkadaşına ders vermesine yardım etmiştir. Raymond’la sevgilisi kavga etmiş, Mersault, arkadaşının haklılığı yönünde şahitlik yapmıştır. Bir gün, Mersault komşusu Raymont ve sevgilisiyle sahile gider ve orada belalı insanlarla karşılaşır, onlardan birini öldürür. Cinayet sonunda Mersault mahkemeye çıkar. Fakat susar susar ve susar… Söyleyecek fazla bir şeyim hiçbir zaman olmadı. Ben de sustum. Dediği gibi… Bilmez ki bu suskunluk ve yabancılık onu yer bitirir. Ama yine de hep yabancıdır. Yalnız beni belli belirsiz sıkan bir şey vardı. Bazen ben de söze karışmaya kalkışıyordum. O zaman avukatım “Siz susun, davanız için böylesi daha iyi” diyordu. Yani bu davanın benim dışımda görülür gibi bir hali vardı. Her şey ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu. Kaderim bana fikir sorulmadan belirleniyordu. Zaman zaman herkesin sözünü kesip “İyi ama sanık kim? Benim de söyleyeceklerim var.” diyecek oluyordum… Böylece kahramanın iç diyalogları ve iç hesaplaşmaları anlamsız düşünceleri ortaya çıkmaya başlar. Şahitlik edenler, etmeye çalışanlar… Bakımevinde onu tanıyanlar; yabancılığından olsa gerek tanımadan yorum yaparlar. Fakat şu gerçektir. Her şey doğru, ama hiçbir şey doğru değil! Mersault tutuklanır ve avukat ile savcı ile yaptığı konuşmalarda olaylar cinayetten daha çok annesinin ölümüne gösterdiği tepkisizliğe dayanır. Mersault yargıç ve savcıların mütalaalarından sonra ölümü kabul etmiş ve kayıtsızca ölümü beklemektedir. Tüm bunlara rağmen yine de kayıtsız ve yabancıdır:)
İnceleme
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
··
250 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.