·528 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Kasım 2022 01:30 İki kraliçe, iki kuzen, iki komşu ülke monarşisi..
Farklı zaafların esiri olan fakat aynı asil kandan gelen iki kadının bazen açıkça savaşını bazen “kızkardeşlik” örtüsü altına gizlenmiş rekabetlerini, kazananların ve mağlup olanların tarih sahnesinde yargılanma biçimlerini eşsiz bir biyografi anlatısıyla sunuyor bize Zweig.
Kraliçe Mary çekiciliği, gençlik hataları ve dişiliği ile ön planda iken Kraliçe Elizabeth kararsızlığı, dişilikten uzaklığı ve talihin çoğu zaman yanında olması ile anılır.
Mary doğduğu gün kaderin cilvesi ile büyük ünvanların sahibi olurken Elizabeth’in zirveye tırmanması zorlu bir sürecin sonunda gerçekleşir.
Bu iki kadının kaderi akrabalık bağları ile aynı tahtın varisleri olarak birbirine bağlanmışken birinin hükümdarlığının yükselişi ile diğerinin yıkıma uğraması ile son bulur. Trajik olansa komplolar, hatalar ve birinin aşka birinin güce yönelik tutkularının sebep olduğu bir idamın iki uç tarafı olmalarıdır.
Binbir kararsızlık yahut cesaretsizlik sonucu verilen idam emrinin sahibi Elizabeth olurken, bu kararı kitap boyunca aceleciliği ile tanındığından büyük bir vakarla karşılamasına şaşırdığımız Mary ise idam edilen taraf olur.
Biyografinin ilk başlarından bildiğimiz bir durum olsa da, idam sahnesi etkileyiciliğinden hiç bir şey kaybetmiyor.
Tarih; geçmiş zaferlerin tarihi iken mağluplar hep yargılanmaktayken dahi, Mary insanlığa hataları ve arzularıyla da olsa sanırım hep daha yakın gelecek. Elizabeth ise İngiliz soğukluğunu iliklerine kadar yaşayan ve yaşatan biri olarak..
Kitabı #martıyayınları’ndan okurken tereddütteyim fakat gayet iyi çevrildiğini düşünüyorum.
Ayrıca #Satranç yazarı Zweig maharetini burada da göstererek bu iki kadın arasındaki hamleleri bir satranç ustası gibi aktarmış okurlara.
Keyifle okudum, keyifle okumanızı dilerim..
#stefanzweig #marystuart