Puan vermedi·520 syf.····Okunma: 28 Aralık 2022 01:31 (spoiler içerir)Martin Eden bir çok noktada etkiledi beni açıkçası daha doğrusu değişiminin orta ve sonlarında kendimi çok kere gördüm diyebilirim. Ruth hayatına girince ona layık olmak için giriştiği mücadele sonucunda kendini bulup kendini kaybeden biriydi benim için Martın Eden.Ruth üst sınıftan biri ve Martin de alt sınıftan biri. Ona layık olma yolunda kendini baştan yaratır ve bunu çok zor koşullar içinde ve kısa bir zaman zarfında başarır. Kendini baştan yaratmak için çok okur,yazar, aç kalır,yenilir,hayal kırıklığı yaşar ama vazgeçmez. Ve Martin okuyup yazdıkça hem kendi sınıfından hem de Ruth'un sınıfından uzaklaştığını görür. Çünkü kimse onu anlamıyor üst sınıf dediği o kadar hayran olduğu burjuva artık yüzeysel gelmeye başlar alt sınıf dediği ailesi, arkadaşları hiçbir şekilde ona hitap etmez artık. Ama Ruth'a olan aşkı değişmemiştir Ruth'uda yüzeysel bir insan olarak görmeye başlamasına rağmen. Hatta burda biraz Martin in bir şeyleri görmesini isterdim çünkü normalde kendi sınıfındaki kızları sırf cahil oldukları için asil olarak görmediği ve yüzeysel gördüğü için onlarla bir gelecek düşünmeyen bir insan aslında Ruth un da onlardan tek farkının sadece ekonomik düzey olduğunu gördüğü hâlde bence aşkını soygulamalıydı. Neyse aşkın gözü kör diyelim ve devam edeyim. Onun dışında her şeyin başlangıcı ve sonu Ruth'un Martın Eden'i terk etmesiyle başlar. Martın bundan sonra artık ünlü bir yazar olup çok ilgi görmeye başlar ve çok kazanır ama sorun şu ki artık uğruna savaştığı bir şey kalmamıştır yani bir nokta da amaçsız kalmıştır. Bu süreçte Martin zenginliğine zenginlik katarken sonunda verdiği mücadeleyi kazanmışken artık her şeyin bomboş geldiği, hayattan zevk alamama , sürekli uyuma isteği ve burjuvanın gerçek yüzünü gördüğü bir sona yaklaşır.Ve insanların açken ona yemek vermeyip bolluk içinde iken yemek vermek için yarışmaları onu adeta çılgına döndürür, sürekli beyninde aynı düşünce; o kitaplar daha önce yazılmıştı? Ve Ruth'un da zengin ve ün sahibi olduktan sonra gelişi aslında burjuva sınıfından kimsenin onu o olduğu için kitapları için sevmediği sadece parası ve ünü için sevmesi onu hayattan koparır. Hayat artık anlamsız gelir ve düşünce olarak çok hasta olduğunu görür. Ruth u aslında sevmediğini sadece kafasında yarattığı semavi, uhrevî Ruth'u sevdiğini anlar. Aslında bu noktada şöyle bir şey var; hepimiz öyle değil miyiz ? Bir insana olan aşkımız onun gerçek varlığını görmemizi engelliyor sadece kendi kafamızda yarattığımız insan var ona biçtiğimiz değer var ama o gerçek kişi yok bu da sanki aşk olayında yine kendimize duyduğumuz kendi yarattığımız şeye olan aşk var peki gerçek kişiyi bize çeken ne bunu bende bilmiyorum o çekim nerden kaynaklı bu benim de kafamı karıştıran bir şey. Neyse Martin Eden olayında bence Ruth'un ulaşılamaz olması onun aşk dediği şeyi başlatmış olabilir. Ulaştıktan sonra yine devam eden şey Ruth un vazgeçmesi Martin i hayattan koparır amaçsız bırakır aslında bu aşk acısı değildir bu bir noktada farkındalık sanırım farkındalık onu ruhsuzlaştırır . Ve daha sonra bütün vaatlerini yerine getirdikten sonra fazla acı çekmek istemediği için hayatını artık noktalar çünkü hayat artık acı ve ızdırap verir ona.