Merhabalar :) Bugün, çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren modern ozanların ilklerinden sayılan Euripides'in "Andromakhe" adlı tiyatro oyunuyla geldim. Euripides benim çok sevdiğim bir yazar gerçekten. Hayatından çok bahsettim sayfamda. O yüzden sadece, Atina'nın yetiştirdiği üç büyük tragedya ozanından biri olduğunu (diğer ikisi Sophokles ve Aiskhylos) ve yine bu üçlü arasında günümüze en fazla eseri ulaşan sanatçı olduğunu hatırlatmak isterim yeniden. :)
**************************
Gelelim kitabımıza :) Andromakhe, Euripides'in Peloponnesos Savaşı başlarında, MÖ 427-425 yıllarında yazdığı tragedyadır. Yazar bu eserinde, iki miti yani Akhilleus'un oğlu Neoptolemus ile Hermione mitini ve Andromakhe mitini birleştirerek, kendine özgü bir hikaye ortaya çıkarmış ve olaylara bazı yeni detaylar eklemiştir. Kitabın konusu şöyle: Hektor'un eşi Andromakhe, Truva Savaşı sonrası esir düşmüş ve Akhilleus'un oğlu Neoptolemus'un kölesi olmuştur. Ve ondan bir de çocuğu olmuştur. Neoptolemus, Menelaos'un kızı Hermione ile evlenir. Hermione bir türlü çocuk sahibi olamaz ve bu suçu kendine rakip olarak gördüğü Andromakhe'ye atar. Ve hem onun hem de çocuğunun öldürülmesi için, babası Menelaos'tan yardım ister, diyeyim ve burada bırakayım. Euripides birçok eserinde olduğu gibi, bu eserinde de bize savaşın ne kadar acı ve soğuk bir yüzü olduğunu hatırlatıyor. Savaş karşıtı bir eser olması açısından önemli bir eser Andromakhe. Sanatçı aynı zamanda karakterler üzerinden, Sparta ve Atina şehirlerinin ahlak anlayışını karşılaştırıyor ve Atina'yı temsil eden Andromakhe'yi yüceltiyor. Ben yine çok severek ama biraz da üzülerek okudum. Andromakhe'nin kaderi çok üzücü :( Her zaman olduğu gibi hatırlatmamı yapayım. Mitolojik konuları,Truva Savaşı'nı bilmeden bu okuma size "ne okudum ben?" dedirtebilir. O yüzden kitabı bu konulara biraz da olsa baktıktan sonra okumanız yerinde olacaktır. Şimdilik bu kadar. Sanatla, kitapla ve sevgiyle kalın dostlar.