·208 syf.····Okunma: 13 Ocak 2023 13:46 Kitabı okumaya başlamakta ertelediğim kitabı nihayet bitirebildim. Ertelemem muhtemelen benimle ilgili kitapla değil :)
Gelelim kitaba, kitabın başı sıkıcı da olsa okudukça olay örgüsüyle olsun konusunun ilginçliğiyle olsun daha akıcı ve sürükleyici oluyor. Kitap dispotik-bilim kurgu diyebileceğimiz türde.
Konusuna gelecek olursak kitap yanmayan evlerin, kapsüllerin, mekanik tazıların, böcek denilen son sürat araçların hala görevli olan itfaiyecilerin olduğu gelecekte geçiyor. Madem yanmayan evler var niye itfaiyecilerin görevi ne diye bir soru akıllara geliyor. Uzatmadan söyleyeyim. İtfaiyecilerin görevi yangın söndürmek değil bilakis çıkartmak. Neyi mi onuda söyleyeyim. Kitapları. Hemde belli kitapları değil bütün kitapları. Neden mi? Çünkü toplumun huzuru ve mutluluğu için. Devletin bir kolu olan itfaiyeciler gece-gündüz demeden kitapları yakıyorlar.
Bunları okuduktan sonra itfaiyecilerin kötü olduğunu düşünebilirsiniz ama değiller. Onlar toplumun huzuru, mutluluğu yapıyorlar. Aslında ben okurken önce baskıcı otoriter/totaliter devlet sistemi olduğunu ve bu devletin zorla kitapları yaktığını düşünmüştüm. Lakin öyle değil halkın arzusu bu.
Kitabın başkahramanı Montag isimli bir itfaiyeci. Montagın hayatı komşusu Clarisse isimli bir kızla değişir. Clarisse ile sohbet ettikçe Montag sorgulamaya, düşünmeye başlar. Hatta bu yasak olmasına rağmen kitap okumaya kadar varır. Kitap bilim-kurgu klasiği olmasından, düşündürmesinden, eleştiri ağırlığının olmasından, kitap sevgisi temasında olmasında, düşüncenin peşinde gidilmesinden ve en çok da geleceğe dair önemli bir uyarı taşınmasından dolayı mutlaka en azından bir kez okunması gereken bir kitaptır.