·156 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Ocak 2023 22:41 Zitkala-Sa 1876 yılında Dakota’da doğmuş, 8 yaşına geldiğinde Protestan misyonerler tarafından fakir çocukların öğrenim gördüğü misyoner okullarına gönderilmiştir. Kitapta bu okulda zorla saçlarının kesilmesi, giydiği kıyafetlere ayakkabılara alışamaması, Kızılderili yaşayışında normal gelen şeylerin okulda yasak olması gibi bir çok nedenden kaynaklı sıkıntılarını anlatmıştır.
Fihrist yayınları tarafından çıkarılan bu kitap, aslında yazarın iki kitabının bir araya getirilmesinden oluşmuştur. Birinci kitap Kızılderili Öyküleri, yazarın kendi hayatını anlattığı ve çocukluğunda büyüklerinden dinlediği hikayelerden oluşmaktadır. İkinci kitap Eski Kızılderili Efsaneleri ise yazarın gezip araştırarak bir araya getirdiği Kızılderili efsanelerinden oluşmaktadır. Kızılderili efsaneleri de iki anti-kahraman; İya ve İktoma üzerine kurulu. İya, bir kabileyi gece olunca yutabilen, ince bacaklı geniş gövdeli bir canavar; İktomi ise bütün hile ve kurnazlıkların kendisinde mevcut olduğu ancak, bütün olayların sonunda zararlı çıkan ölümsüz bir peridir.
Yazar kitapta eski Kızılderili kahramanlıkları, cömertliği, saflığı gibi konuların yanında, kültürlerini kaybeden, kendi ifadeleri ile Beyaz Adama benzeyen Kızılderililerden üzülerek bahsetmektedir.
“O günler Kızılderili gençlere dürüst olmak, yani fakirlere karşı daha merhametli olmak öğretildiği zaman geçip gitmişti. O günler, ahlaki pirüpaklığın temel bir değer olduğu öğretildiği zaman, kabilenin erdemli kızları ve yiğitleri için büyük ziyafetler verildiği zaman geçip gitmişti. Çiğnenen bu kadim kanunlar aracılığıyla, bilinmeyen kötülüklerin gerçekleşmesi de artık mümkündü. Genç nesil yüksek faziletler üzerine düzgün bir şekilde eğitilmemişti. Gitgide açlıktan ölecek hale gelen bir nesil çıldırıyor ve acınası derecede zayıf olanlar da bir kap yulaf lapası için topraklarını satıyordu.’
Bu cümleleri okuyunca aklıma Aliya İzzetbegoviç’in “Savaş, ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir” sözü geldi.
Sözün özü, savaşı kaybeden Kızılderili bir neslin üyesi olan yazardan bu kitabı okumak insanı hüzünlendiriyor ancak bir o kadarda etkiliyor.
Her ne kadar ben kitabı 3-4 gün içinde bitirmiş olsamda, bir çok kişinin bir günde okuyabileceği 157 sayfalık akıcı bir kitap.
İncelemenizi tavsiye ederim.
Not: Bu güzel kitabı bana hediye eden ve gerçek bir okur olduğunu düşündüğüm arkadaşım @Erman007 hocama çok teşekkür ederim.