Kitapcıdan çıkarken alelacele seçmiş olduğum bir kitaptı. Sevgisiz ve ilgisiz büyüyen bir çocuğun sevmeyi öğrenmesi, bu süreci anlatan bir kitap diyerek özetleyebiliriz aslında. Bir anne olarak çok şey öğrendiğim bir kitap oldu benim için zira bir çocuğun gözlerinin içine sevgiyle bakmadan yalnızca maddi imkanlar sağlanarak büyürse ne kadar yabanileşebileceğini anlamış oldum. Hikayenin sürükleyiciliği 10 üzerinden 4 olarak değerlendirebilirim çünkü bahçede yetişen bitkilerden bahsedilen bazı bölümler çok uzun betimlendiği için ilgi alanı olmayan biri çabucak sıkılabilir fakat sonuna doğru yokuş aşağı bir akıcılık da kazanıyor. Beni asıl yakalayan son sayfalardaki o asıl anlatılmaya çalışılan fikrin açık bir şekilde yazılması oldu. Çevremde de bu şekilde hayatın tüm güzellikleri gözleri önünde olmasına rağmen görmeyi inatla reddeden ve zihnini karanlık düşünceler, endişelerle dolduran insanlar var. Ana fikir insan eğer gerçekten ister ve inanırsa zihninden karanlığı kovup baharları getirirse her şeyi başarabilir. Pozitif düşünmeyi öğütleyen güzel bir eser okunmasını tabiki tavsiye ediyorum ve güzel bir alıntıyla incelememi bitiriyorum.
Gül diktiğin yerde evlat,
Devedikeni büyümez.