Ahh canım Jane Austen. Yazarımızın okuduğum ikinci kitabı Notrhanger Manastırı. İlk okuduğun Gurur ve Önyargıydı. Bu roman yazarın ilk kitabı fakat yayıncının beğenmemesi üzerine basılmamış ve uzun yıllar basılması beklenmiş. Gurur ve önyargı da olduğu kadar romantik öğeler yok bu kitapta fakat yine de sizi alıp götüren akıcılığı ve samimiyetiyle çok sevdiğim bir roman oldu. Açıkçası tam bir kafa dağıtmalıktı diyebilirim.
Romanımıza gelirsek sıradan hatta bir romanın ana karakteri olmaktan o kadar uzak olan ana karakterimiz Catherine'in yeni maceralara atılması, genç ve saf bir kadın olmanın, aşık olmanın, yeni insanlarla tanışmanın verdiği duyguları ve izlenimlerinden oluşuyor. Kızımız o kadar saf ve masum ki yanındaki dostum dediklerinin ikiyüzlülüğünü bile fark edemiyor. Ahh o Isabella ve abisi,resmen okuyucunun sinirlerini zıplatıyorlar.
Bizim tatlış, saf kızımız Catherine yanlış anlaşılmalardan kaynaklanan havadisler yüzünden az birazcık acı çeksede olay tatlıya bağlanıyor ve romanın sonunda biricik aşkına kavuşuyor.
Austen romanında toplumsal ilişkiler, kadın olmak, maddi zorunluluklar, evlilik ve aile, sıradan insanlar üzerine o kadar güzel bir anlatımla duruyor ki siz kendinizi 17. yy da yaşayan biri olarak hayal edebiliyorsunuz.
Northanger ManastırıJane Austen