Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
Orwell’ın bu kitabını bana hatırlatan şeyler her geçen gün daha da artıyor. Avrupa’da Cesur Yeni Dünya’nın, Ortadoğu, Asya, Afrika’da bulunan ülkelerde ise Hayvan Çiftliği ve 1984’ün izlerini görüyorum daha çok. Kitabı okumamın üzerinden yıllar geçti. Ama maalesef o kadar gerçeğe değiyor ki, unutmam mümkün olmuyor. Özellikle: Sosyal medyada polis şiddetini görünce çoğu zaman aklıma Hayvan Çiftliği’ndeki Napolyon’un köpekleri gelir. Napolyon, kendisine aykırı gördüğü hemen her şeyi emri altındaki köpeklerin hedefine koyar. Farklı bir fikre, farklı bir sese yer yoktur onun gözünde. Köpeklerin, Napolyon’un sağında solunda bulunup, aykırı seslere hırlamaları, diğer hayvanlara korku salmaları… Sonrası tedrici olarak kaçınılmaz baş eğiş. Devlet görevlilerinin korumalarla sokaklarda gezinmeleri de hep aynı manzarayı çağrıştırıyor zihnimde. Üç beş tane zibidiyi yanına alıp çeteleşen mahalle kabadayıları da aynı psikolojinin ürünü. Napolyon’un köpekleri şiddetin olduğu her yerdeler… Sokaklarda acımasızca joplanan insanları görünce aklıma güzel şeyler gelmiyor maalesef. Bir zorlamayla protestocunun üzerine öykünüp, orantısız güç kullanarak, adamın kolunu kırmıştı birisi. Bir başkası, yere çömelmiş, dizlerini karnına çekmiş elleriyle kafasını korumaya çalışırken, sırtına sırtına yediği jop darbeleri… Kitabın genel incelemesinden ziyade, beni en çok etkileyen -koyunlardan ve domuzlardan sonra- Napolyon’un köpekleri üzerine oldu. Şiddetin fiile döndüğü yer her zaman daha çok acı veriyor ve daha çok zihnime kazınıyor sanırım. Umarım Hayvan Çiftliği’den, 1984’ten daha az manzaralara şahit oluruz. Pek umudum olmamakla beraber anlayışın, sevgi ve saygının hakim olduğu bir dünyaya geç olmadan şahit olabiliriz.
Roman
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma
··
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.