Gönderi

10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 11:12
Her insanın içinde biraz da olsa OBLOMOVLUK vardır. Hayata karşı tembellik, üşengeçlik, bıkkınlık yaşadığımız günler olmuştur. İşte Oblomov bu tanımın kendisiydi. Oblomov, doğuda ki insanının ruh halini anlatmakla kalmayıp okuyucuların kendi içine dönmesini sağlar. Oblomov’u okumaya başladığımda roman karakterini yatağından kaldırıp odasındaki sandalyesine oturtmam 150 sayfa sürdü. Dış dünyadan bağlarını kopartmış, yapmayı sevdiği tek eylemin uyumak olduğunu sayfalarca okumak zorunda kaldım. Kitabı okuyanların 150 sayfadan sonra akıcılığı başlıyor demeleri üzerine yarım bırakmak istemedim. Dedikleri gibi de oldu. Aslında Oblomov’u tembel – üşengeç biri olarak tanımlamak doğru olmayacak. Oblomov tembellik yapmaktan da hoşlanmıyor, çalışmaktan dolayı da mutluluk duymuyor. Oblomov geçmişte bir devlet dairesinde çalışıyordu, sonradan sebepsiz yere işi bıraktı. Bu sadece iş konusu ile akalı da değil, Oblomov her konuda böyleydi. Oblomov sorunları görür, çözümün ne olduğunu bilir, bunun hakkında planlar yapar ama bu planları devreye sokmaz. OBLOMOVLUK işte tam olarak buydu. Bizim uykucu güzelinin hayatına hiç düşünmediği zamanlarda AŞK denilen duygu girdi. Yakın arkadaşı vesilesi ile tanıştığı kadının piyano çalıp şarkı söylemesine âşık oldu bizim oğlan. Ah! Olga sen nelere kadirsin. Evinden kolay kolay çıkmayan, hayatını hiçbir şey yapmadan sadece uyuma isteği ile geçirmek isteyen herhangi bir sosyal ortamı olmayan bu adamın da âşık olması oldukça şaşırtıcı. Kadının asıl amacı onun bu OBLOMOVLUK sendromundan kurtarıp, hayatın tadını almasını sağlamaktı. Bunu başarabilmiş miydi, Oblomov’u içine hapsolmuş o karanlık dünyadan söküp, gökyüzünün maviliği ile buluşturabilecek miydi, Oblomov hissettiği duyguları kadına açıklayabilecek miydi, Olga bu duygulara nasıl cevap verecekti, bu aşk sonsuza kadar sürecek miydi yoksa yaşanmadan bitecek miydi? Bu soruların cevabını okuyunca alacaksınız. Beni şaşırtan olay ise her ne kadar tembel ve uyuşuk bir adam olarak görsek de Oblomov’un romantizm konusunda muhteşem olduğu. Yazdığı mektuplar, kurduğu hayaller, gelecek planlarını okuyunca şaşıracaksınız. Kitap her ne kadar Onlomov, Ştoltz ve Olga karakterleri üzerine yazılsa da Zahar, Agafya Matveyevna, Taranteyev ve İvan Matveyeviç karakterlerini okudukça çevremizde böyle insanların olduğunu da göreceksiniz. Zahar: Oblomov’un hizmetçisidir, her ne kadar Oblomov’dan nefret etse de onu sevmekten ve yanında olmaktan vazgeçmez. Agafya Matveyevna: Oblomov’un dul ev sahibidir. Roman ilerledikçe Oblomov’a âşık olur. Taranteyev ve İvan Matveyeviç: işte okurken hayatımda böyle insanlar olmuştur diyebileceğiniz iki karakter. Oblomov’un iki yakın arkadaşıdır ve onu sürekli dolandırırlar. Oblomov’u her defasında kandırıp mülkü üzerinden gelir sağlarlar. Günümüz insanları ise bunu sadece maddiyat anlamında yapmıyor, maneviyat anlamında da çevremizdeki insanlar tarafından dolandırılıyoruz. Oblomovluk sendromu yaşayıp yaşamadığınızı öğrenmek istiyorsanız bu kitabı okuyun, Deniz Turan ‘ın okumamı istediği bu kitabı tavsiye ederim, keyifli okumalar …
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Koridor Yayıncılık · 202249,8bin okunma
··
1.085 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.