Bu kitaptan önce Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını okumuş ve beğenmiştim. Paralel evrenleri işleyen bu kitabı da okumak istedim. Açıkçası Gece Yarısı Kütüphanesi farklı yaşamlarına gittiği ve edebi olarak daha akıcı olduğu için çok daha hoşuma gitmişti. Bu kitapta ise "tekrarcı" denilen insanlar var. Ölüyorlar, belirli bir yaşa dönüp tekrardan hayata başlıyorlar. Diğer kitapta farklı yaşam olanaklarına gittiği için geçmişe dönüp tekrardan yaşama olasılığı yoktu. Bu kitapta ise aynı hayatı baştan yaşama durumu var. Fakat her ölüp yeniden dünyaya geldiklerinde farklı yaşlarda geri dönüyorlar. İlk önce iki tekrarcı birbirlerini bulurken daha sonra gelecek hakkında söylediklerinden sonra "deli" damgası yemiş başka bir tekrarcı buluyorlar.
Geçmişe döndüğünüzü düşünün... Gelecekte neler olacağını da biliyorsunuz. Ne yapardınız? Ana karakter tahmin edilebileceği üzere piyasada gelecekte nelerin değerli olacağını, maç sonuçlarını vb. bildiği için bahis ve yatırımlar üzerinden zengin oluyor. Fakat bu şekilde hayatına devam etmiyor. Dünyayı derinden sarsan olayları bildiği için onları değiştirmeye çalışıyor. Tabii hiçbir şey düşündüğü gibi olmuyor. Bir adamın çıkıp gelecekte olacaklar hakkında film yaptığını düşünün. "Bilim kurgu falan değil, bu gördükleriniz yaşanacak" diyor. Muhtemelen sizde benim gibi kendini Mesih ilan eden bir şizofreni olduğunu düşünürdünüz. :) Aslında olaylar gerçekleşmeye başladığında onu gerçekten Tanrı'nın gönderdiğini düşünmeye başlayanlarda oluyor.
Yazarın üslubunu Matt Haig kadar akıcı ve sade bulmadım. "Tekrarcıların" sürekli aynı hayata dönmesi biraz da sıkmaya başlamıştı. Edebi değer taşıyan paylaşmaya değecek çok fazla sözde yoktu. Buna rağmen tarihi olayları değiştirme çabası ve bir sonraki tekrarda neler yaşanacağı gibi konularla kitabı bitirmeyi başardım. Keyifli okumalar...