Distopik olan bu roman da, birden gerçekleşen darbe ile insanların ne olduğunu anlamadan totaliter erkek egemen bir yönetim şekline girmeleri, bu baskıcı yönetimde kadınlar sınıflara ayrılarak erkeklere hizmet etmekteler.Damızlık Kızlar genelde önceden doğum yapmış ve sağlıklı kadınlardan oluşan, kırmızı rahibe elbisesine benzeyen kıyafet giyen (kafaları kapalı hatta başlıkların tanlarında ki siperlikler ile görüşleri çok kısıtlı), görevleri de çocukları olmayan üst düzey komutanlara çocuk yapmaktan ibaret .. Doğum yapanlar ise bebeği komutanın karısına bırakıp, başka bir komutana çocuk yapmaya gönderiliyor.. Bu görevi kabul etmeyenler ve asiler kolonilere gönderilir en ağır şartlar da çalıştırılır ya da öldürülür.. Marthalar mavi giyerler damızlık kızların bir üstü..
Kızları eğiten (yaşlı ve tecrübeli)teyzeler kadınların üst kademe de ki görevlileri..Damızlık Kızlar bu hiyerarşi de en alt kısımda yer alıyorlar..Ruhani görev mantığıyla beyinleri yıkanan damızlık kızların hiçbir hakları olmadığı gibi sürekli kontrol edilirler, küçük odalarında günlük programa göre hareket ederler ve hiçbirinin kendi ismi söylenmez hangi komutana verildiyse onun ismiyle anılır. Mesela kitabın baş karakterinin adı Fred’inki…
Fredinki değişen dünya düzeninden yakınırken, kurallara da bağlıdır.Kaybettiği eşi Luke ve kızının hayaliyle yaşar; bir gün onlarla buluşacağının ümidiyle yaşama tutunur..Tek kurtuluş damızlık kızlar için bebek doğurmaktır. Fredinki bunu başaramaz .. Kuralları çiğnemeye başlar komutanıyla tehlikeli yakınlaşmalar, Gleninki ile yasaklı siyasi konuşmalar, Gözcülerden Nick’le yaşadığı gizli aşk, Moira ile geçmişten gelen ve devam eden yaşanmışlıklar…Bakalım sonunda kurtulacak mı? (Burada da bir not düşmek gerekirse sonu da okuyucuya bırakılmış ölüm, Jezbel’in yeri ya da kurtuluş.. Ben kurtulduğuna inanmak istiyorum..)
Çok zorlandım kitabı okurken yaşananların dehşetliği ve kadınlara yapılan insanlık dışı muameleler bu distopik bir eser olmasına rağmen çoğu yerde kadınlara yapılan baskılardan İran ve Afganistan aklıma geldi.. İnsan herşeye alışıyor diyor kitapta asla kabul etmem dediği şeylere bile Fredinki normalde modern, çalışan, evlilik dışı kızı olan kimseye muhtaç olmadan hayatını devam ettiren bir kadınken sonradan yaşadıkları inanılmaz!!
Okumayanlara tavsiye ediyorum başları ilk 150 sayfası yorsa da sonraki 200 sayfa daha akıcı oluyor ..