·304 syf.····Okunma: 25 Ocak 2023 17:42 Koleksiyoncu bir çok yayınevinden geri çevrilen, ama yayınlandıktan sonda büyük kitlelere ulaşan, en çok okunan kitaplar arasına giren yazarın ilk kitabı ve kendisine büyük ün getiren psikolojik ve gerilim kitabıdır. Birinin sizi 2 yıl boyunca takip etiğini ve sizi kaçırdığını düşünün? Tek becerebildiği Kelebek koleksiyonu olan biri. Kitap, iki ana karakterimiz olan miranda ve Caliban (ferdinand) ‘ın dilinden anlatılmaktadır. Ferdinand 2 yaşında iken babasını trafik kazasında kaybeder ve annesi kendisini terk eder. ferdinand küçük yaşında halası eniştesi ve kuzeniyle yaşamaya başlıyor. ailesini kaybetmesi, halasının ferdinand’a bir birey olarak değer ve saygı vermemesi, mecburi koşular gereği, (ferdinand’ın sonradan zengin olması ) gibi etkenlerden dolayı hep ferdinand’la Yaşar. sevgiden yoksun, cahil, sığ düşünceli, ya da ferdinand’ın dediği gibi “deliklerini asla terk etmemiş gariban insanlar, peşlerinden hiç ayrılmamamı ve kendime ayıracak bir saat bulsam, ne yaptığımı onlara anlatmamı isterler sürekli”
Syf;15 halasının Hastalıklı bir ruha sahip olması, ferdinand’ın her ne kadar kabullenmese de gerçek manada hiç sevilmemiş olması, kimsenin ona bu şansı vermediğini düşünmesinden dolayı sapkın, ezik, sığ fikirli ve duygusuz bir karakter olmasında önemli rol oynamıştır. Vergi dairesi’nde memuriyet hayatı yaşarken kazandığı bir ikramiye sayesinde zengin olur. Ve “paranız olmadığında, zengin olunca her şeyin değişeceğini sanırsınız hep. Hakkım olandan fazlasını ya da aşırı olan herhangi bir şey istemedim” syf;13 diyen ferdinand zengin olduğunda yapmak istediği ilk şeyi yani miranda’yı kaçırır. Miranda güzel sanat okulunda okuyan, genç , başarılı ve hırslı bir kızdır. Kötü bir ailede doğması kendi tabiri ile annesinin fahişe olması, ve onu affedemediğini görürüz kendisini onun Zıtı olmaya, evlenip çocuklarım olucak ve hep seveceğim onun gibi olmayacağım der. Aile karakterimizi oluşturan en büyük etkendir. kötü bir çocukluk dönemi ve beraberinde toksit bir ailede yaşamaya devam etmek hiç şüphesiz ki bir çok duygudan yoksun olmak, ve kendini tam olarak tamamlayamamak demektir. Çok az insan tırtıl olduğunun ve çabalarsa şayet kozalağından çıkabileceğini, mükemmel bir kelebek olabileceğini ve sonsuza dek özgürce bahçelerde, kırlarda uçabileceğinin farkında varabilir. Bunun bilincinde olamayan ferdinand gibileri ise hep tırtıl kalacağını düşünür. kendilerine çevrelerine zarar verirler ve bunun bilincinde değillerdir. miranda’yi kaçırır kendi deyimiyle misafir eder ona iyi bakmak, kıyafetler almak, bunun karşılında onun özgürlüğünü çalarak onu hapsederek kendisine mecbur bıraktırarak miranda’nın zamanla kendisini seveceğine inanmaktadır. Böyle bir düşünce yapısına sahip biri size hiç yabancı gelmeyecektir. Hepimiz ferdinand kadar değilse bile bu düşünce yapısını benimseyen birilerini muhakkak tanımış ya da duymuşuzdur. Ben sana para veriyorum ve seni besliyorum o halde benimsin.. pek çok kadın miranda’dır aslında tek farkları bahçelerine çıkabilmeleri, ve kendilerinin özgür olduklarını düşünmesidir…Fakat mirandayı kaçırdıktan sonra olayların tahmin etiği gibi ilerlemediğini görürüz. sana değer veriyorum, seni seviyorum sana her şeyi alıyorum ve yapabilmeme rağmen sana tecavüz etmiyorum diyerek miranda’nın kendisini sevmesini, ve saygı duymasını bekler.
mirandanın doğal olarak kendisinden korkmasını, ve özgürlüğünü istemesini idrak edemez.
Miranda’nın hayata kalmak için kaçmaya çalışma deneyimleri, korkması bir zaman sonra kurtulamayacağını anlaması ve ölümü kabullenişi ile devam eder. Ve korkunç bir trajedi ile biter en azından miranda için. ikisi arasındaki sosyal, kültürel, ve ekonomik, farklılıkları çok net görürüz ve en önemlisi bakış acılarının, düşünce yapılarının ve karakter yapılarının zıtlığını beraberinde ele almaktadır. yeri gelince, ferdinand’ı göründüğünüz yerde boğmak isteyeceğiniz, yeri geldiğinde miranda için göz yaşı dökeceğiniz. Tek solukta okuyacağınız harika bir kitap şimdiden okuyacaklara iyi okumalar dilerim ..