Puan vermedi·415 syf.····Okunma: 26 Ocak 2023 12:44 Bazı kitaplar hayatın yoğun koşuşturmasında bir durak, bir mola, bir soluklanma imkânı tanır biz insanlara… Özellikle romanların en sevdiğim yanı da bunlardan biridir. Bir diğeri ise psikolojik açıdan insana kattıkları ve ruhani bunalımların zirvesinde olan (bence) ümitsizlik duygusuna gönderme yapmasıdır. İnsandan ümidi çıkarırsan ne kalır ki? İnsansan ümitsizliğin yanında, sırtına birde zaman-yaşlanma ve ölüm kalıplarını da yüklenirse vay haline.. İşte Nietzsche’nin bu kitabında da bu kavramlara çokça rastlamaktayız. Peki bu karakterler bu kavramlarla nasıl başa çıkmış? İşte kitabın sürükleyiciliği buradan geliyor.
Dostluğun kalıplarını aralayan bir tanışma ile psikoterapi yoluyla hem düşünce-aktarma hem de hipnoz yöntemiyle içinde bulundukları hâl ve düşünceleri aktardıkları konuşmalar, bir bir akıyor bir sayfadan diğer bir sayfaya…
Aslında kitap henüz tanınmamış ve kitapları yayınlanmamış yoksul, yalnız ve hasta bir filozof Friedrich Nietzsche ile ona yardım eden fakat ilerleyen zamanlarda kendisine yardımı dokunulan zengin, başarılı ve saygın bir doktor olan Josef Breuer arasında geçen seansları anlatıyor. Kitapta aynı zamanda üniversite derslerinde adını çokça duyduğumuz Sigmund Freud ismi de geçmektedir. Bu karakterlerin yaşayışlarını ve tedavi yöntemlerini okudukça üniversitedeki hocaların neden öğrencilerine okuma tavsiyesinde bulunmadığını sorguladım :)
Son olarak konuşma terapisinin gücünü ortaya koyan bu kitabı okurken, hayatın koşuşturmasına ek olarak onca kalabalığın içinde yine de yalnız kalan bizlere, şükür ile nice ümitlere koşabileceğimiz ama yine de her olayda ümitsizliğin pençesine takılan bizlere çok şey katacaktır.